Her hükümet adamı benim gibi kanundan aldığı emri menfaatinden ziyade vicdanıyla ölçerek uygulamayı bilseydi, bu kadar uzun müddet ve hala kötülük galip, fazilet mağlup konumunda kalmaz, insanların azan yaralarından çoğu kapanmaya yüz tutardı.
Böyle süprüntü yiyen, yattığı yere pisleyen, kokudan yanına varılmayan, ilahi, insani mukaddesat üzerine küfreden, hayvandan daha pis bir deliye evliye payesi vererek tapınmak, ondan keramet, şifa, şefaat ummak bizim memleketin zihniyetine mahsus hastalıklardandır.
Çınar'da Viran Camii Mezarlığı'ndan bir evliya çıkmış, ortalığı haraca kesmiş. Yüz lira göndermeyeni İspanyol hastalığıyla çarpıp öldürüyormuş. Parası olan verir kurtulur. Olmayan ne yapacak? Türlü vergiler, zorla alınan yardımlar, resmi soygunculuklarla bizi bu hale getiren dirilerin şerlerinden nerelere kaçacağımızı bilemezken bir de şimdi başımıza haraççı ölüler mi çıktı? Hakka sığındık. Bizi sen sakın iki gözüm Rabbim..