...onların gözbebeklerindeki yaşama sevincini gördükçe, günün birinde bu insanların kalkıp savaşa gideceğine bir türlü inanmıyordum. Akıldışı bir şeymiş gibi geliyordu bana. Böyle ağız dolusu gülebilecekken, böyle neşeyle şakalaşabilecekken, silaha sarılıp tıpatıp kendilerine benzeyen başka insanlara kurşun sıkarak onları delik deşik edemezler, diye geçiriyordum içimden.
Ya da, böylesine güzel gülebilen insanlar ölemez, öldürülemez, diye geçiriyordum.