İLKNUR DURAK

İLKNUR DURAK
@i_d_
Reklam
Sonra, demir kapıların arkasındaki demir kapıların arkasından, elleri bağlı bir insan getirdiler avluya. Bu insan gencecikti daha. Körpecikti. Beşparmak'ta açan, ıssız bir dağsümbülüne benziyordu. Bir kuşa benziyordu ya da; içi uçma hasretiyle yanıp kavrulan minik bir kuşa...
Kesilip biçilmiş, yontulup çatılmış, bir darağacı olmuştum. Doğrusu, kesildim kesileli, böyle bir şeye dönüşeceğim hiç aklıma gelmemişti. Beynimden vurulmuşa dönmüştüm bu yüzden. İnanılmaz derecede utanıyor, utancımdan ne yapacağımı, nereye bakacağımı bilemiyordum.
...onların gözbebeklerindeki yaşama sevincini gördükçe, günün birinde bu insanların kalkıp savaşa gideceğine bir türlü inanmıyordum. Akıldışı bir şeymiş gibi geliyordu bana. Böyle ağız dolusu gülebilecekken, böyle neşeyle şakalaşabilecekken, silaha sarılıp tıpatıp kendilerine benzeyen başka insanlara kurşun sıkarak onları delik deşik edemezler, diye geçiriyordum içimden. Ya da, böylesine güzel gülebilen insanlar ölemez, öldürülemez, diye geçiriyordum.