Çirkin Aşk, Colleen Hoover ile tanışmamı sağlayan roman oldu. Kitabı ilk elime aldığımda klişe bir aşk romanı okuyabilirim diye kendime hatırlattım ve düşük beklentiyle kitaba başladım. Öncelikle kitap aşırı akıcıydı ve beni içine çekti. 1 gecede oturup bitirdim. Ana karakterlerden Miles’ın hikayesi ve geçmişi benim kitapta en merak ettiğim ve bana kitabı okumaya devam ettiren kısım oldu. Kitabın bize çirkin aşk denen kavramın ne olduğunu, bir aşkın çirkinleşmesi için ne gibi şeylerin yaşandığını anlatması en çok hoşuma giden yerdi. Tek canımı sıkan şey kadın karakter Tate’in gururunu bir kenara atmış olmasıydı. Daha güçlü, gururlu ve bazı şeyler karşısında dur diyebilecek kararlılıkta olmaması beni üzen detaylardan biriydi. Yine de keyifle okuduğum, sürekli sonunda ne olacak diye merakla okumaya devam ettiğim bir kitap oldu. Ayrıca kafa dağıtmak için birebir.