Adı:
Çirkin Aşk
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051730295
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ugly Love
Çeviri:
Kübra Tekneci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları​
Baskılar:
Çirkin Aşk
Ugly Love
New York Times'ın çok satan yazarı Colleen Hoover yürekleri sızlatan yeni bir aşk hikâyesiyle
geri dönüyor.

Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında, bunun ilk görüşte aşk olduğunu düşünmez. Birbirlerini arkadaş olarak görecek kadar bile iletişim kurmazlar. Tate ve Miles'ın tek ortak noktası birbirlerine karşı inkâr edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularını açıkça ortaya koyduklarında, kusursuz bir planları olduğunu anlarlar. Genç adam aşk peşinde değildir, genç kadının ise aşka ayıracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalır. Tate, Miles'ın ona sunduğu iki kurala uyduğu sürece anlaşmaları şaşırtıcı bir şekilde sorunsuz olacaktır.

Asla geçmişim hakkında soru sorma. Bir gelecek bekleme. İdare edebileceklerini düşünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadığını anlarlar.

Kalplere sızılıyor.
Sözler bozuluyor.
Kurallar çiğneniyor.
Aşk çirkinleşiyor.
(Tanıtım Bülteninden)
368 syf.
·8/10
Colleen Hoover'in çıtası çok yüksektir bende.Bu kitabıyla Umutsuz serisini aştı mı? Hayır.Güzel miydi? Evet.
Tate karakterinden hoşlanmadım.Gerçekten.Kız kendi içinde bile direkt teslim oldu Miles'a.Miles - Rachel ilişkisini daha çok sevdim ben.
Bu arada kitabın filmi olacakmış, ilgilenenlere duyrulur.
368 syf.
·8/10
Filmini beklediğim kitaplar arasına bir yenisi daha eklendi. Karşınızda Çirkin Aşk!

Film duyurusu uzun zaman önce yapılan kitap nihayet çevrilip ülkemizde satışa sunuldu. Zaten daha önce bana tavsiye edilmişti kitap. Çıkınca hemen aldım ve elime geçer geçmez okumaya başladım. Film uyarlamasının ufak bir tanıtımı yapıldı. Benim de Çirkin Aşk maceram bu videoyla başlamış oldu.

http://angelssbooks.blogspot.com.tr/...-colleen-hoover.html
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gözlerim dolu dolu bitirdim, öyle güzel bir kitaptı.. Normalde aşk kitapları çok tarzım değildir ama bu yazarın kalemi öyle akıcı ki, uzun süre fantastik distopik vb okuyunca duygularımız körelmiş, beni kendime getirdi.. Diğer kitaplarını da alıyorum, kendime yeni çerezlik bir tür edindim.. Eda Köksal'a (eda köksal) ayrıca teşekkür ederim, bu kızı takip edin dostlar... Alkış alkış alkış :)
368 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
klişesi biraz fazla olduğu için bir puan kırdığım fakat her şeye rağmen de içime fazla fazla işleyen bir kitaptı. cidden beğendim.
bir tate'in ağzından, bir Miles'ın ağzından okuması çok güzeldi. ve geçmiş... cidden. ha şimdi bu olacak, şimdi olmadı, sonra olacak derken hiç beklemediğim bir şey karşıma geldi ve ben kalakaldım. çok ağır bir yük, çok ağır bir olay. asla beklemediğim bir olaydı.
sonunun biraz hızlıya geldiğini düşünüyorum ama şimdi. son otuz sayfaya sıkıştırılmıştı. keşke biraz daha geniş alınsaydı.
yine de karakterlere ayrı bayıldım, kitaba ayrı bayıldım.
368 syf.
·2/10
Bu kitaba birkaç kere yorum yazmayı deneyip sildim. Colleen Hoover'ın okuduğum ilk kitabı ve çıkmasını uzun süre de bekledim. Diğer yayınlanan kitapları ilgimi çekmemesine rağmen Çirkin Aşk ile ilgili beklentim yüksekti. O yüzden biraz hayal kırıklığına uğradım.

Yazarın çok kasvetli bir anlatımı var. Diğer kitapları da böyle mi bilmiyorum ama bu anlatımı "Umutsuz" serisinde kullandıysa kitabın adıyla fazlasıyla uyumlu olmuştur. Başları gayet güzeldi ama... Bir ara acaba benim ruh halimden dolayı mı diye bile düşündüm. Değil.

Miles'ın geçmişi zaten -olması gerektiği gibi- kasvetliyken günümüzdeki havada böyleydi. Sanki yazar geçmişten günümüze geçiş yapamıyordu bir türlü. Miles hala geçmişte yaşayan biri kabul ama Tate? Birbirlerine aşık olmalarıyla ilgili etkileyen bir sahne, bir fark da yoktu. Yani Miles yıllardır geçmişin acısını taşıyan, sırf bu yüzden kimseyi hayatına sokmayan, kendini işe adamış ağır bir karakter. Sonunda aşık oluyor ve boşluk. Hissetmedim.

Rachel ile olan ilişkisi çok ön plandaydı. Yine bir ara keşke onlar kitabın başında anlatılıp geçilseydi dedim çünkü yazar Rachel'ı sürekli okuyucunun gözüne sokup sokup duruyordu. Bu geçmişten kesitler uzun aralıklarla gelmiyordu. Sürekli tam günümüze odaklanmışken tabiri caizse hortluyordu. Yazar Miles'ın Rachel ile ilişkisine o kadar odaklanmış ki Tate'i kara kedi durumuna düşürmüş. Ayrıca geçmiş Miles'ın bakış açısından, günümüz Tate'in bakış açısından anlatılıyor. Bu durumda Tate'in Miles'a hislerini, Miles'ın da Rachel'a hislerini okuyoruz. Huzursuzluk verici.

Bir de kitabın sonunda verilen mesajı anlamadım ya da sevmedim. Sevgi ve aşk ile ilgili olması gereken bir tabuyu yazar kırmış. Bu da huzursuz etti. Bazı şeylere dokunulmaması veya dokunulduğu takdirde ince ince işlemek gerekir. Olmamış. Aşk özel bir duygu, yazar bunu gösterememiş.

Tüm karakterler ve düşünce yapıları da birbirine benziyordu. Corbin sanırım en farklı olan karakterdi (Kap'i saymıyorum) ama ana karakterlerin ufak dünyasının dışına çıkmak mümkün olmadığından yan karakterlerin kitapta bir etkisi yoktu.

Kısaca; sevdiğim kısımlar var ama rahatsız olduğum kısımlar çok daha fazla.

Bir de filmin fragmanını kitabı okumadan izlemek istememiştim, sonrasında izledim. Klasik "sadece seks" temalı filmlerden biri gibi durmuş.
368 syf.
·6/10
Bu kitap için ne diyeceğimi bilmiyorum. Son yüz sayfadan sonra inceleme yazdırsalardı muhtemelen bu yıl okuduğum en iyi kitaplar listesinde olduğunu söylerdim ama tamamını okuduktan sonra aynı coşkumun kaldığını sanmıyorum. Ama bunun kitapla alakası yok. Benim çok fazla yetişkin içerik sevmememle alakası var.

Kitap, Tate’in geçici olarak abisi Corbin’in dairesine taşınması, orada Miles ile karşılaşması ve gün geçtikçe ondan hoşlanmaya başlaması ile başlıyor. Ancak onunla olmak sandığı gibi kolay değil çünkü Miles’ın çok keskin sınırları var ve oraya kimseyi sokmamakta kararlı.

Ancak ikisi de birbirlerine duydukları çekimi inkar edemiyorlar ve bununla başa çıkamayacaklarını anladıklarında bir anlaşma yapıyorlar.

Miles geçmişi hakkında soru sormamasını ve ondan bir gelecek beslememesini istiyor. Tate ise sadece Miles’ın ona umut vermemesini istiyor.

Ancak sözleri tutmak gün geçtikçe daha imkansız bir hal alıyor. Ve en sonunda sözler bozuluyor, aşk kazanıyor.

İlk öncelikle, bu kitabı üçe bölerek incelemek istiyorum.

İlk 130 sayfadan başlayalım. Gerçekten ama gerçekten mükemmeldi. Zaten hikayeme de atmıştım okurken. Miles için resmen çıldırdım. O sayfaları okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım ve okuduğum süre boyunca ağzım kulaklarıma varmış bir halde sırıtarak ve gülerek okudum. Kalp krizleri falan geçirdim yani kısacası mükemmel hissettim. Tate ve Miles arasında ki o gerilim HARİKAYDI.

Ama her şey, Noel yemeğinden geri dönene kadardı. Burada ikinci kısım başlıyor işte. Bu kısım geldiğinde yavaşça tüm coşkum benden alındı. Okurken gerçekten çok sıkıldım. Hem geçmişi hem de şimdiyi. Şimdi de sadece Tate ve Miles’ın birlikte oluşları anlatılıyor; geçmişte ise Rachel beni seviyor, ben de onu seviyorum diye durmadan cümle tekrarları yapılıyor.

Zaman geçtikçe geçmiş kısım biraz daha aksiyon kazanıyor ve siz Miles’ın Tate’e neden aşık olamayacağını, neden onunla bir geçmiş kuramayacağını anlıyorsunuz. Burası da üçüncü kısım ve üçüncü kısım da merakınızın nihayet giderilmesi bakımından gerçekten iyiydi. Her ne kadar, ‘he, bu muymuş?’ diye tepki verseniz bile.

Genel olarak tüm karakterleri sevdim ama favorim Corbin oldu. Corbin kalp ben.

Tate’in sanki Miles olmadan nefes alamazmış gibi takındığı tavırlar açıkçası beni biraz sinirlendirdi. Onun da biraz daha kendine olan saygısını koruyabilmesini isterdim. En azından bunu yapabilirdi ama yapmadı.

Miles’ı ise en başından beri öyle buluyordum ama ikinci kısımda daha çok buldum; bu gizemli acı çeken çocuk tavırları bana biraz yapmacık geldi. Bilemiyorum, bence o kadar da gizemli değildi. Biraz zorlama olmuş gibi hissettim.

Sevdiğim bir kitaptı ama dediğim gibi, ikinci kısım coşkumu Azkabanda ki Ruh Emiciler gibi emdi.

Dipnot: Kab’ın başta anlattığı doğum izleriyle ilgili olan hikaye çok güzel değil miydi? Doğum izleriniz, bir önceki hayatınızda nasıl öldüğünüzün işaretidir.
368 syf.
·9 günde·Beğendi·6/10
Aslında bu kitabı Psiko analist kitabından sonra okuyacaktım. Fakat konu AŞK olunca, bundan başlayıverdim. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve beni kitabın içine alıp, okuduğum yeri unutturdu :) Bir erkek ve bir kadın. Yani ne denilebilir ki? Adı AŞK olsun, biz okuruz :)
368 syf.
·3/10
Tate yüksek lisans için abisinin yanına taşınmaya karar verir ve San Francisco'da ki dairesinin önünde sarhoş tanımadığı bir erkekle karşılaşır. Ve bu kapı da abisinin dairesinin kapısıdır. Miles Archer. Kendini dış dünyaya kapatmış pilot Miles. Aşkla işi olmayan, o duyguyu kendinden oldukça uzağa gömmüş Miles. Tate'in de Miles'dan farkı yoktur. Aşka ayıracak vakti olmayan ve işi hayatının büyük bölümünü kapsayan Tate. Aralarında arkadaş denilecek kadar bile iletişim geçmeyen bu iki insanın hızla bir sona adım atmaya başladıklarını ve Miles 6 yıldır kendi zırhına bağlıyken Tate'in ona nasıl aşık olduğunu anlatıyor.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kalemi çok güzel ve sürükleyici bir kitap. 1 günde bitirilebilecek kadar akıcı bir anlatıma sahip. :) Hoover 'ın okuduğum ilk kitabı ve şimdiden beni kendine hayran bıraktı. Diğer kitaplarınıda hemen okumak için sabırsızlanıyorum. Mutlaka denemelisiniz.
368 syf.
·5 günde·10/10
Kitap gayet güzeldi. Şimdiye kadar aşkın hep ne kadar güzel yönleri olduğuna dair kitaplar okuduk. Bu kitap ise aşkın ne kadar güzel olursa olsun bir gün size çirkin yüzünü gösterebileceğini anlatıyor.

Miles Mikel Archer ilk aşkı Rachel ile ayrılığının ardından 6 yıl kimse ile hiçbir şekilde ilişkiye girmez ta ki karşı komşusu Corbin Collins'Collins'in kardeşi Tate Collins bir süreliğine yanına taşınana kadar. Tate ile ilişkisine duygusal hiçbir bağ olmaması ve yanında "asla geçmişimi sorgulama ve gelecek planları kurma" kuralları ile ilişkileri ağır aksak ilerledi.

Sonrasını merak ettiyseniz hadi kitaba
368 syf.
·7/10
Öncelikle kapak tasarımını çok beğendiğimi belirteyim ama kitap hakkında pek olumlu şeyler söyleyemicem. Genel olarak bakıldığında sürükleyiciydi.Yazar sade bir dil kullanmıştı. Konuya gelicek olursak kitap gerçekten çirkindi yani pek bizim kültürümüze uyacak bir ilişki anlatılmıyordu. Özet geçicek olursam Tate Collins erkek karakterimiz,bir pilot ve arkadaşının kız kardeşi olan Miles Archer 'la tanışıyor. Kitap ikisi arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Tabii kitapta sırlarda var örneğin Tate'in geçmişi. Bana Tate'in geçmişini okumak daha heyecanlı gelmişti .Dediğim gibi Tate ile Miles'ın ilişkisini pek tutamadım.Kitap okuyanlar açısından seviliyor ama ben pek de sevemedim yinede vakit geçirmek için gayet okunulabilir. Kitap adında da anlıyacağınız üzere yetişkin içerikli ona göre almanızı öneririm .
Kendini umutsuz hissetmene neden olabilecek bir gerçeği öğrenmeyi mi tercih edersin?Yoksa yalanlara inanmaya devam etmeyi mi..?
'Annem ölünce,Tanrı'ya inanmaktan vazgeçtim.
Tanrı'nın birine bu kadar büyük bir fiziksel acı yaşatabileceğine inanmıyordum.
Tanrı'nın birine ona çektirdiği kadar acı çektireceğine inanmıyordum. Tanrı'nın birine bu kadar çirkin bir şey yaşatacağına inanmıyordum.

Ama sonra seninle tanıştım ve o günden beri her gün, eğer Tanrı yoksa, birinin nasıl bu kadar güzel olabileceğini düşünüp durdum.
Eğer Tanrı yoksa, birinin beni nasıl bu kadar mutlu edebileceğini merak ettim.
Ve sonra anladım ki...Tanrı hayattaki güzel şeylerin kıymetini bilmediğimiz için bize çirkin şeyler veriyor.'

#ÇirkinAşk
Colleen Hoover
Epsilon Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çirkin Aşk
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051730295
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ugly Love
Çeviri:
Kübra Tekneci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları​
Baskılar:
Çirkin Aşk
Ugly Love
New York Times'ın çok satan yazarı Colleen Hoover yürekleri sızlatan yeni bir aşk hikâyesiyle
geri dönüyor.

Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında, bunun ilk görüşte aşk olduğunu düşünmez. Birbirlerini arkadaş olarak görecek kadar bile iletişim kurmazlar. Tate ve Miles'ın tek ortak noktası birbirlerine karşı inkâr edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularını açıkça ortaya koyduklarında, kusursuz bir planları olduğunu anlarlar. Genç adam aşk peşinde değildir, genç kadının ise aşka ayıracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalır. Tate, Miles'ın ona sunduğu iki kurala uyduğu sürece anlaşmaları şaşırtıcı bir şekilde sorunsuz olacaktır.

Asla geçmişim hakkında soru sorma. Bir gelecek bekleme. İdare edebileceklerini düşünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadığını anlarlar.

Kalplere sızılıyor.
Sözler bozuluyor.
Kurallar çiğneniyor.
Aşk çirkinleşiyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 299 okur

  • Cress
  • Nesibova Mehbube
  • nynawea
  • Gamze
  • Müjde
  • Şule
  • Vera
  • Kübra Nur Akyol
  • Eray
  • Sudenaz Altunsoy

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.7
14-17 Yaş
%16.4
18-24 Yaş
%37
25-34 Yaş
%24.7
35-44 Yaş
%12.3
45-54 Yaş
%5.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.4
Erkek
%1.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.9 (34)
9
%14.8 (23)
8
%20 (31)
7
%16.8 (26)
6
%10.3 (16)
5
%5.8 (9)
4
%3.2 (5)
3
%1.9 (3)
2
%1.9 (3)
1
%1.9 (3)