Bu kitabı okuyan arkadaşlara bir sorum olacak, sayfa 175'te sonlara doğru, karısının elinde kasımpatıları gören adam; "...çocuklarımın mezarlarına konacak olan uzun saplı, sarı kasımpatılarını gördüm" diyor ya, bu hikayenin başında kaybettiklerini söyledikleri çocukları mı yoksa yaşayan çocukları da mı ölmüş, orayı anlayan birisi açıklayabilir mi?
“Türk çocuğu,
Her işte olduğu gibi havacılıkta da en yüksek seviyede gökte seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın. Bundan hakiki dostların sevinecek, Türk milleti mesut olacaktır.”
-Gazi Mustafa Kemal Atatürk