“Bilge rastlantısal bir şekilde talihin önüne koyduğu hediyeleri hak etmediğini düşünmez. O serveti sevmez ama ona sahip olmayı tercih eder. Onu ruhunda değil evinde ağırlar ve ona sahip olduğunda onu reddetmez aksine onu tutar ve erdemini besleyecek bir imkan olarak görür.”
O halde bilgece bir duruş gerektir insana. İyiyken aşırı sevinmeyecek, kötüyken bedbaht olmayacak, bu değişken döngünün getirdiklerini yüreklice kabul edebilecek bilgece bir duruş..