Büşra GÜL

Reklam
Bir yerde okumuştum, Mösyö Boustouler, tepenize çığ düştüğünde, bütün o karın altındayken neresi aşağı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz. Karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz. İşte kendimi aynen böyle hissediyordum, yönünü şaşırmış, arafta kalmış, pusulamdan olmuştum.
Sayfa 212·Kitabı okudu
“Kâbil…” İdris doğru sözcükleri arıyor. “Kilometrekareye bin tane trajedi düşüyor.”
Sayfa 163·Kitabı okudu
İdris nihayet fişi kabloya sokup da görüntü belirince, Roşi’nin ağzı bir gülümsemeyle yayılıyor. İdris bu tebessümde, otuz beş yaşına karşın dünyayı ne kadar az tanıdığını, onun vahşiliğini, acımasızlığını, sınırsız gaddarlığını görüyor.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Reklam