Bu mücadelelerde alakadar olan hiçbir insan kafasını elleri arasına alıp da dış tehlikeleri düşünemedi. İddiasından, ihtirasından, kişisel çıkarlarından bir parça fedakârlık ederek vatanı kurtarmayı ve ihtiraslarını hatta intikamlarını başka bir sakin zamana saklamayı düşünmedi.
Yere düşen ekmeği çiğnememek için duyduğumuz hassasiyet, yerlerde sürünen bazı değerlerimiz çiğnenirken niçin kendini göstermiyor acaba? Eskiden zaten öyleydi diyorsunuz şimdi muhtemelen içinizden. Doğru, eskiden öyleydik. Kapkaranlık medeniyetlerin ortasında değerlerimizle pırıl pırıl parlıyorduk. Ama toplumsal manada suç sayılan birçok eylemin normalleşmesi o kadar hızlı oldu ki bir anda söndük.