Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi

·
Okunma
·
Beğeni
·
38
Gösterim
Adı:
Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi
Baskı tarihi:
1 Ekim 2020
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050834512
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti:

“Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.”

Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.

Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.

Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.

Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.

Öğretmen, bir ağaç fidanına bakarken meyvelerin kokusunu alan, gölgesinin serinliğinde ürperen kişidir.

Yirmi yıla varan öğretmenlik ve eğitimcilik tecrübesiyle Salih Uyan, mesleki hayatından süzdüğü ibretlik olaylarla ve dikkate değer hatıralarla Türkiye’nin eğitim sisteminde aksayan yönleri ve gereken reformları ortaya koyuyor ve dönüşümün öğretmenlerle başlaması gerektiğini söylüyor. “Reform hareketlerinde yöntemler, araçlar, yaklaşım ve zihniyet güncellenmeli fakat sevgi, adanmışlık ve fedakârlık gibi mesleğin özünü oluşturan değerler sabit kalmalıdır,” ilkesinin altını çiziyor. Ve öğretmenlerin bu süreçlerde ve modern eğitim sisteminde kendilerini nasıl geliştirmeleri ve pozisyon almaları gerektiğini kapsamlı ve kuşatıcı bir şekilde anlatıyor.
232 syf.
·Puan vermedi
Bugünkü kitap tavsiyem öğretmenler gününe de yakışır bir kitap olsun madem..
Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.
“Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.”Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz. Kitap bir çırpıda okunacak fakat üzerinde uzun uzun düşünülecek cümleler içeriyor. Yazar Salih Uyan’ın da eğitim camiasından olması sebebiyle mesleki tecrübelerinden yola çıkarak eğitim sistemimizdeki aksayan yönleri tespiti konusunda başarılı buldum.Günümüz 21. Yüzyıl modern dünyasında öğretmenlerin kendilerini geliştirmesi gerekirken, sevgi, fedakarlık, adanmışlık gibi mesleğimizin özünü oluşturan duyguları da kaybetmemesi gerektiğinin altını çiziyor.İçerisinde yer alan kısa hikayeler ise özellikle anne babalara dokunan hikayeler olması açısından da sadece öğretmenleri ilgilendiren bir kitap olmadığını gösteriyor. Keyifle okuduğum, istifade ettiğim bir kitap oldu herkese tavsiyemdir..

”Öğretmen, bir ağaç fidanına bakarken meyvelerin kokusunu alan, gölgesinin serinliğinde ürperen kişidir.”
"Bir çocuğun hayatına dokunmak çok kritiktir. Bir çocuğa dokunmak aslında kâinata dokunmaktır."
Ziya Selçuk
Öğretmenler ikiye ayrılır;
Hatıralarından beslenenler ve hayal gücünden beslenenler.Veya şöyle söyleyeyim.Sermayeden yiyenler ve üretmeye devam edenler.Ve maalesef birinci grup, ikinci gruba göre çok daha kalabalık...
232 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberini her kademeden ve her branştan öğretmenin hatta öğretmen adayının okuması gereken bir kitap olarak nitelendirmem çok yerinde bir karar olacak. Çünkü bir öğretmen aynı zamanda okuyucu olarak okurken çok zevk aldım. Yazarın aynı zamanda eğitim camiasından olması beni kitaba çeken bir başka nokta oldu. Yazar konuları objektif bir bakış açısıyla ele almış. Kitapta değindiği anlatılardan bu konuda okura ipuçları veriyor zaten. Kitap da öğretmenlik mesleğine vurgu yaparken içinde bulduğumuz güncelden örnekler vermesi kitaba bağlayan başka bir faktör aslında. Ayrıca herkesin öğretmen şablonu çizdiği sınırları belirlediği işte öğretmen dediğin bu özellikleri taşımalı zihniyetinden daha çok içinde yaşadığımız dünyada 21. Yüzyıl becerileri ışığında ve bizim değerlerimizle öğrencilere nasıl faydalı oluruzun bilgisini vermeye çalışmış yazar. Başarılı da olmuş bence.
232 syf.
·Puan vermedi
Salih Uyan; “Dijital Dünyada E-Beveyn Olmak” eserinden sonra karşımıza bu sefer de öğretmenler için yazdığı ve bir o kadar okurken de lezzet aldığım “Bilgi Çağında Öğretmen Olmak” kitabını yazdı.Meşgul olduğunuz bir işte “OLDUM” derseniz “ÖLÜRSÜNÜZ”.Bu yüzden biz öğretmenlerin de “OLDUM” deme şansı yoktur.Ör; Fransa’da lise bitirme sınavları sorularını gördükten sonra iyi ki liseyi Türkiye’de bitirmişim dedim.O yüzden kısık ateşte pişmeye devam edelim.
Yeni dönemde öğretmen artık bilgi kaynağı değil, ilham kaynağı olmalıdır.Dünyanın kütüphanelerini içine sığdırabilen flash bellekler piyasada on beş liraya satılırken öğretmenlik nasıl hala bilgi transferi olarak görülebilir?Eğer öğretmenlikte bilgi en önemli kriter olsaydı Google başöğretmen olmaz mıydı?
Teknoloji, öğretmenlerin yerini almayacaktır. Ama teknoloji kullanan öğretmenlerin, kullanmayan öğretmenlerin yerini alacakları kesindir.
Öğretmenler ikiye ayrılır;
Hatıralarından beslenenler ve hayal gücünden beslenenler...

Veya şöyle söyleyeyim... Sermayeden yiyenler ve üretmeye devam edenler...

Ve maalesef birinci grup, ikinci gruba göre çok daha kalabalık...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi
Baskı tarihi:
1 Ekim 2020
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050834512
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti:

“Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.”

Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.

Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.

Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.

Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.

Öğretmen, bir ağaç fidanına bakarken meyvelerin kokusunu alan, gölgesinin serinliğinde ürperen kişidir.

Yirmi yıla varan öğretmenlik ve eğitimcilik tecrübesiyle Salih Uyan, mesleki hayatından süzdüğü ibretlik olaylarla ve dikkate değer hatıralarla Türkiye’nin eğitim sisteminde aksayan yönleri ve gereken reformları ortaya koyuyor ve dönüşümün öğretmenlerle başlaması gerektiğini söylüyor. “Reform hareketlerinde yöntemler, araçlar, yaklaşım ve zihniyet güncellenmeli fakat sevgi, adanmışlık ve fedakârlık gibi mesleğin özünü oluşturan değerler sabit kalmalıdır,” ilkesinin altını çiziyor. Ve öğretmenlerin bu süreçlerde ve modern eğitim sisteminde kendilerini nasıl geliştirmeleri ve pozisyon almaları gerektiğini kapsamlı ve kuşatıcı bir şekilde anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Ayşe Nur Tuzcu
  • fatih şahin
  • OkuYorum
  • Tuğra Arslan
  • Meryem Betül A
  • muradgibi
  • Hasan Çınar
  • Memet..
  • Tugce Kübra

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%50 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0