"Bir gün Bağdat'ta kalabalığın arasında, kolcuların kırbaçladığı genç bir adam görür. Adam sırtını yaran kırbacın darbelerine rağmen gıkını çıkarmıyordur. Yüz kırbacın ardından, işte şu gördüğümüz köşeye bırakıp giderler onu. Bişti Hafı Hazretleri derhal yanına yaklaşır. Bu cezanın ve sabırlı halinin sebebini sorar. Delikanlı, kara sevdaya tutulduğundan bu hallere düştüğünü söyler. "Peki", der Bişri Hafi, "Bu kadar acı çektiğin halde neden ses çıkarmadın?" Delikanlı yanıtlar, "Sevdiğim, kalabalığın arasından bana bakıyordu!"
Bunun üzerine Hazret, genç adama şöyle der, "Sevdiğin seni görüyor diye, ondan utanarak yüz kırbaca sesini çıkarmadın. Halbuki Allah'u Teala seni her yerde ve her zaman, gizli-açık her hareketinle görüyor, bu hakikati hiç düşünmedin mi?" Bunları işiten genç bir çığlık atarak yere düşer. Tekrar kendine geldiğinde Bişri Hafı yanı başındadır. Delikanlı hatalarına, o mübarek velinin elinde tövbe eder.