Bir akşam üstüydü aslında akşam gibiydi, çözmem gereken bir düğüm vardı. Karşıma hep engeller çıktı, zorluklar, imkansızlıklar. Çabalamadım sanma sakın, çaldığım tüm kapılar uçurumlara açıldı. Düşerken ben, boşlukta süzülürken, uçmayı sevdim. Parlayan her ışığı, tünelin ucu sandım. Ne başladığım yere dönebildim, ne de sana varabildim. Evet bir akşam üstüydü, biraz daha erken gelebilseydim şayet alacakaranlıktı. Sorgulayıp durduğun onca şey, hani şu tanklar tüfekler. İhtirasın dikenli tellerine takılan insanoğlunun, nefsiyle doğurduğu herşey. Yenemedin değil mi insanı, değiştiremedin dünyayı, avazların, haykırışların hepsi günün sonunda cılız bir nida gibi kaldı. Ve sadece sen duyabildin, nefesinin sıcaklığını. Senden sana…
Evet bir akşam üstüydü, sana geldim belki de bunları söylemek içindi, ya da seni sevdiğimi.