Ne kadar kolay eşleştiriyoruz eşyalarla, kokularla, kelimelerle insanları. En azından ben öyle yapıyorum farkında olmadan. Örneğin bir gün bir arkadaşımla odamızı sivrisinekler bastığı için gecenin köründe hepsini odadan çıkarmakla uğraşmak zorunda kalmıştık. Şimdi sivrisinek görünce o anı ve arkadaşımı hatırlar gülümserim. Ya da bir gün sınavımız yaklaştığı için bir arkadaşımla kütüphanede ders çalışırken, bir kelimeyi söyleyiş tarzımla dalga geçtiği için baya gülmüştük. Şimdi aynı kelimeye denk geldiğimde o an ve o arkadaşım gelir aklıma. Bunun gibi küçük şeyler; bir mimik, bir yer, pamuk şeker, tadı kötü olan limonata, sürpriz yumurta, hissedilebilir yüzey, çalkalanmış su şişesi vs. bana farklı insanları hatırlatır. Küçük şeyleri hatırlamak yer yer güzel olsa da bu durum gerektiğinde değer vermiş olduğum insanlardan içten içe tam kopamamama neden oluyor sanırım. Bence bu yüzden aslında artık uzak olduğum insanlara kendimi hala yakın hissedebiliyorum bazen. Belki de bundan dolayı kendimi sık sık üstünden aylar, yıllar geçmiş olayları düşünürken buluyorum. İnsanlar onların belki de hiç hatırlamadıkları olaylarla aklımda kalırken merak ediyorum benim kimin aklında nasıl kaldığımı...