İlayda

İlayda
@iberya
Free Palestine

İlayda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·229 syf.·
Beğendi
·
96 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 23:50
·
2026 10. kitabı
Enes Ceran
9/10 · 4 okunma
Reklam
Mevlânâ 'edeb'i tanımlarken diyor ki: "Aklım kalbimin kulağına eğildi ve dedi ki, Edeb nedir? Kalbim de aklımın kulağına eğildi dedi ki: edeb imandır, iman." İmanı olmayanın edebi yoktur, olmaz yani. Hucurat suresinin bir adı da "Edeb suresi"dir. Bu sure, "Ey iman edenler!" Diye başlar. Çünkü edeb, bir iman meselesidir. Çünkü iman; edebe dair, ahlaka dair insanın elindeki bütün olumlu şahsiyet özelliklerinin kurucu ilkesidir. İman olmadan kulluk namına erdemli ve kalıcı tek bir adım atmanın imkan ve ihtimali yoktur.
Sayfa 185·Kitabı okudu
1K
İslam, insanın Allah'la olan ilişkisine nizam verdiği gibi aynı zamanda insanın insanla ve insanın bütün varlıkla arasındaki ilişkiye de nizam verir. Çünkü Kur'an insana varlık hakkında derli toplu bir görüş ve külli bir âlem sezgisi kazandırır. İnsanın yemesi içmesi, giyinmesi kuşanması, hasılı her şey bu nizamın içine girer. En öz tanımıyla Edeb: kulluk bilincimizin hiçbir kör nokta bırakmayacak şekilde duygu, düşünce ve davranış dünyamıza egemen olmasıdır. Derler ki: "Edeb kelimesi Arapçada üç harften oluşur: elif, dâl, be... Elif eline, dâl diline, be de beline sahip olman demektir."
Sayfa 184·Kitabı okudu
1K
Ölüm gelmeden, Allah'a karşı görevlerimizi, Hz. Peygamber'e ümmet olmamızın gereklerini can havliyle, var gücümüzle gerçekleştirmenin tam vaktidir. Yatakta doğduk, Allah'ın rızası için gayret konusunda ayakta ölelim. Beşikte doğduk, cennete giden yolda, gayret kapısında eşikte ölelim ki, Allah bizleri Peygamberimizin bilgisine, sevgisine, şefaatine nail eylesin.
Sayfa 178·Kitabı okudu
1K
Bizimki bir heves değil; bizimki Ezan-ı Muhammedî ile kulağımızdan ciğerimize, ordan da zerrelerimize üflenen bir nefes... Sevdiğimiz şeyleri Allah yolunda infak ederek hem Allah yolunda bir yakınlık hem de Efendimizin (s) katında bir dua kazanmamız lazım (Tevbe,99). Böyle olduğunda Peygamberimizin (s) muhabbeti, ilgisi, himmeti, hikmeti kalbimize doğar, yoksa Efendimiz'e vuslat Kaf Dağının arkasında, anka kuşunun kanadında bir hayal. Nizam-ı âlem, nizam-ı âdemdir. İnsanın, kendisine çeki düzen vermeden başkasını ihya etmesinin imkan ve ihtimali yoktur. Allah'ın Kuran'da bizim için kullandığı en üst düzey onore edici kavram, 'halife-i rûy-i zemin'dir. Müslüman Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Yeryüzü bize emanet, Allah bizi yeryüzünde halife kıldı. Bu hakikati anlamayanlar soruyor: "Bizim Myanmar'da ne işimiz var?, Suriye'de ne işimiz var?, Afrika'da ne işimiz var?, Patani neresi, haritada göster desek bulamazsın, Patani'de ne işimiz var?" Böyle diyen bir insan, çok büyük bir yanlışın içindedir. Böyle düşünen bir insan, Allah'ın Kuran'da müminleri sımsıkı örülmüş bir duvarın tuğlaları gibi vasfettiğini; Hz. Peygamber'in ümmetini bir vücudun azaları gibi gördüğünü, Doğu'da diken batsa Batı'da kan damlayacağını, Batı yas tutsa Doğunun kan ağlayacağını, ağlaması gerektiğini bilmiyor demektir. Bu sözü söyleyen kimsenin kalbi taşa kestiği için mazlumların feryadını duymuyor demektir. Zulme karşı tavır almak imanın ve ümmet olmanın şiarıdır.
Sayfa 176·Kitabı okudu
1K
Reklam