Bugüne dek hiçbir tarafa bağlı olmadan , her takımın dışında kaldığım için , bu konuyu yargılamak bana düşmez. Gerçi , işe yarar mı bilmiyorum ama birbirimize saygı duyarız.
'' Geldiğin için sağ ol, '' diyor.
Başımı sallıyor , paçaları kıvrılmış kotu ile suç mahallinin kan ve pisliğinin içinde bata çıka dolaşmaya uygun siyah iş botlarına bakıyorum.
'' Buraya neyle geldin? Traktörle mi? '' diye soruyorum.
Gülmüyor. Zaten Ben pek gülmez , görüp görebileceğiniz en ifadesiz heriftir.
Ona bir dokunabilsem... o duyguya... sanki... o şey , sanki hafızamın ters köşesinde duran bir kelime gibi. Varsayımların , sorgulanmamış varsayımların insana nasıl her seferinde hata yaptırdığını kitabıma yazışımı düşünmeye başlıyorum... ve cevap ortaya çıkıyor.
Herkes bilmez ya da muhtemelen önemsemez ama adli tıp biliminin ilk kuralı , '' Locard Prensibi '' dir ve bu prensibe göre , '' Suçlu ile suç mahalli arasındaki her temas bir iz bırakır. ''