Bir babanın idamına oğlu tanık olur.Ve bu tanıklık intikam ateşini tetikler.Biraz siyasi,biraz din,biraz gerilim,biraz macera...Teröristler,sırlar,silahlar,ajanlar.Hayâl gücü muhteşem.Biri batıdan diğeri doğudan kendi hayat yolculuklarına çıkan,birbirine çok benzeyen bir o kadar da farklı olan iki yalnız adamın,Seyyah ve Serazen'in,dünya'nın bir ucuna sürüklenen muhteşem bir hikaye.
SeyyahTerry Hayes · Martı Yayınları · 2015669 okunma
Sen git o kadar film senaryoları yaz, sonra gel böyle bir kitap yaz.
Özellikle tek bir kitap olan bu kitabı yayınevinin neden ikiye bölüp ayrı ayrı bastığını anlamış değilim. Yayınevlerimizin böyle ilginçlikleri var. Zaten kitap orjinalinde tek bir eser ve toplam 600 küsür sayfa. Yani bölünecek bir şey değil. Bir de üstüne sen bunu bölüp 600 küsür sayfalık kitabı 2 cilt halinde toplam 800 küsür sayfa yapıyorsun. İlginç valla, ne diyeyim?
Ya bu kitap böyle ortada bir kitap. Bir sevdim bir sevmedim. Bir kişinin ağzından anlatılan hikayeleri severim. Bu da öyle. Ama hikaye bana çok güzel gelmedi. Hikaye iki ayaklı devam ediyor. Bir Arap dünyasından anlatılan bir karakter, bir de klasik Amerikalı tiplememiz. Ama İslamiyet veya Müslümanlık ile ilgili söylediği bazı şeylerde "hassiktir lan ordan" demiyor değilsiniz. Hatta sonunda Türklere de geçiriyor.
Hikaye bana fazla uç geldi. İnandırıcı değil. Ne kadar bir casusluk hikayesi yazsanız da inandırıcı olmanız gerekir.
Bir de şeye bitiyorum ya. Adam intikam alacak, adam öldürecek ama tıp ile ilgili şeyleri bilmesi gerekiyor ya, sonra bir anda tıp okuyor ve doktor oluveriyor. Tabi tabi bende Agatha Christie'nin yeğeniyim.
Ben bu tip yazarlara "üşengeç yazarlar" diyorum.
Otel odasında bir kadın cinayeti ile başlıyor hikaye ama çözümü zor gibi, katil arkasında iz bırakmamaya çalışmış küçük bir ayrıntı haricinde; sonrasında Cidde'de oğlunun gözleri önünde bir baba idam ediliyor, eşi, kızı ve oğlu artık burada yaşamayacaklarına kanaat getirip Cidde'den ayrılıyorlar ama oğlu Sarazen çok farklı bir yol tercih ederek hayatını değiştiriyor, Suriye'de Talas'ın çalınan gözlerini Dan Brown'ın hikayesine benzetmedim değil neyse gözlerin akıbeti ile ilgili çok da ipucu vermeyeyim, sonrasında Afganistan'a kaçırılmış üç kişi denek olarak kullanılıyor ve hikaye Türkiye'ye Bodrum'a gelmişken ajanımız bu sefer Seyyah adıyla iş başına geçmek için hazırlanıyor ve bu en heyecanlı çözüm başlangıcında kitap bitiyor.
1. kitap olayların giriş ve gelişmesi olarak anlatılmış, Terry Hayes'in dili akıcı ve anlaşılır, konuyu anlatırken bazen alakasız ayrıntılar üzerinde uzunca durması sıkıcı olsa da merakınız üstün geliyor ve sürekli devam ediyorsunuz.
2. kitapta bu kadar olay nasıl çözülecek ve kişilerin rolleri nasıl kesişecek çok merak ediyorum.
Dikkatimi çeken bir nokta da Dan Brown'un birkaç kitabı ile ilgili benzer noktaları var hatta iki olay Cehennem'den;
Konunun farklı ülkelerden sonra son olarak Türkiye'ye gelmesi, hastalık mikrobu, yetkili kişilerden çalınan gözler v.s. sanırım bu yorumda çok spoi oldu o yüzden bu kitaplık bu kadar diyerek iyi okumalar diliyorum.
SeyyahTerry Hayes · Martı Yayınları · 2015669 okunma
Son zamanlarda okuduğum en iyi kurguya sahip roman, belli ki çok çalışılmış. Amerikan gizli servislerinin birinin çok iyi bir ajanı ve radikal islami terörist kovuşturmasının ilk kitabını ben beğendim devamını okuyacağım. Kitapta, son yıllarda hep karşımıza çıkan islami teröristlerin detaylı anlatılması bence çok iyi olmuş, anlatılan bir sahnede ölmek üzere olan ve çığlıklar atan işkence ettiği kadının sesini duymamak için yüksek sesle kur'an okuyan teröristin tutumu beni fazlasıyla düşündürdü.
Ajanların hayatı ile ilgili bilinmezlerin açıklandığı, gizli sandıkları hayatlarının deşifre olmasını, özellikle biyolojik silahlar ve bir teröristin nasıl yetişip kendini nelere adadığını okuyacağınız film tadında bir roman. Polis memuru Bradley'in araştırmaları sonuçu açığa çıkardığı bir ajanın aslında yeterince gizlenmemiş hayatı, 11 Eylül saldırısını ve terörist olan Sarazen'in cihad saydığı biyolojik silah geliştirip kullanmak için nelere katlandığını hayret ve merak ile okudum...En kısa sürede devamını da okuyacağım...
İlk kitap olduğu için ne desem bilemiyorum fakat üzerine fazlasıyla düşünülmüş, çalışılmış, emek verilmiş bir kurgu olduğu bariz belli. 2. Kitaba hazırlık olduğu için konuya girizgah yapılmış bu kitapta. Yine de etkileyici. İslami teröristlere de değinilmiş, istihbaratın karanlık yönüne de değinilmiş, ara ara ülkelerin siyasetine de değinilmiş. Giriş kitabı olmasına rağmen çok fazla konu ele alınmış. Aynı zamanda da devamlılık sağlanmış. Yazar 2. kitabın okuması için bir merak oluşturmayı başarmış.
Kitabı beğenerek okudum okumam baya uzun sürdü bu kitaptan değil benden kaynaklı oldu. Kitabın kurgusu çok güzel hiç aceleye gelmemiş sakin sakin yazılmış hissi uyandırdı. Kitabın 2.sini de gecikmeden okuyacağım. Eğer bir kitabı okurken ne oldu acaba diye merak etmeyi seviyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Gerilim dolu ,sürükleyici, beyin jimnastiği yaptıran dünya çapında bir seyehat ...Sarazen ile Seyyah ın hikayesi ..Bu kitap serinin ikinci kitabına bir ön hazırlık ...bu nedenledir ki bütün sorular cevapsız ...Sözü fazla uzatmadan hemen Seyyah 2 ye başlıyorum ...İlk kitap itibariyle çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim...Yazarın bazı bölümlerde dokundurmaları,antiislamcı fikirleri ve kendinden olmayanı dışlama, küçümseme eğilimi rahatsız edici olsada onları yok sayarak okunursa on numara bir kitap ...
SeyyahTerry Hayes · Martı Yayınları · 2015669 okunma
Bana göre yazar faşişt damarıyla yazmış bu kitabı.. Bu arada konu 2 kitap ve 1000 sayfa o kadar çok ince detaya girilmiş ki bana göre hikaye 500 sayfada bitebilirdi. " ama yok Müslüman tesettürlü polis hanımın ojeli tırnağı, kırmızı ruju dar pantolonu full makyajı yazmadan olmaz...
Kitabı beğendiğimi söyleyemem malesef
Kitapta olayların başlangıç noktası Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde bir babanın idam edilmesi ve idama bu adamın oğlunun da tanık olması. Babasının idamına tanıklık eden bu çocuk ettiği intikam yeminiyle dünyanın seyrini değiştirecek bir hedefe yöneliyor.
Kitapta zaman zaman geçmiş ve gelecek arasında bir köprü oluşturulmaya çalışılmış ancak dönemler arasında bir belirsizlik var, bölüm başlarında da hangi zamana dönüldüğüyle ilgili bir ibare yer almadığı için olaylar kafa karıştırıyor.
Seyyah'ta dikkatimi çeken nokta yazarın İslam ve müslümanlıkla ilgili yazdıkları oldu . 11 Eylül saldırısından yola çıkılarak diğer anlatılarda da İslam ile terörü bağdaştırma gibi bir durumla karşılaştım. Yazar, bazı cümlelerinde İslam diniyle alakalı bilgisinin olmadığını açık bir şekilde belli ediyor ve kulaktan dolma bilgilerle bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Örneğin şu cümle: "(...) Abartı İslam'da haram değildir. Fuhuş, kumar ve alkol ise kesinlikle yasaktır." İslamı bilen biri özellikle bazı konularda abartı ve gösterişe dinin bakış açısını bilir.
#subliminalmesajiçerir
pek de beğenemedim. olay akışı aşırı yavaş, karakter tahlilleri zayıf. ilk kitabını aldım ve yarısına kadar bile gelemedim. olmamış Terry Hayes. bir daha roman yazmazsın umarım.