SPOILER
1. Varoluşçuluk ve Kimlik Arayışı
“Mezarlık Kitabı”, varoluşsal felsefenin temel temalarından biri olan kimlik arayışı ve bireyin kendini keşfetmesi üzerine yoğunlaşır. Baş karakter Nobody Owens (Bod), ailesi öldürüldükten sonra bir mezarlıkta hayaletler tarafından büyütülür ve bu benzersiz ortamda kim olduğunu ve nereye ait olduğunu anlamaya çalışır. Bod’un yaşamı, hem ölüler hem de yaşayanlar dünyası arasında geçer ve bu, onun aidiyet duygusu ve kimlik arayışını daha da karmaşıklaştırır.
Varoluşçu Kimlik Sorgulaması: Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir gibi varoluşçu filozoflar, bireyin kimliğinin özsel değil, varoluşsal olduğunu savunur. Bod, kimliğini mezarlıktaki hayaletlerle etkileşimleri aracılığıyla yavaş yavaş keşfeder. Ne bir ölü ne de tam anlamıyla bir canlı olan Bod, kendi varoluşsal kimliğini oluşturmak zorundadır. Bu, Sartre’ın meşhur “varoluş, özden önce gelir” fikrine dayanır. Bod’un kimliği, kendisine sunulan dünya ve yaptığı seçimler aracılığıyla şekillenir.
Özgürlük ve Sorumluluk: Sartre’a göre insan, özgürlüğe mahkûmdur ve bu özgürlük, bireyi sorumluluk almaya iter. Bod da mezarlıkta büyürken özgürlüğü ve sorumluluğu öğrenir. Hayaletler dünyasında korunmuş olmasına rağmen, sonunda bu dünyayı terk etmek zorunda kalır ve yaşamı boyunca yaptığı seçimlerin sonuçlarıyla yüzleşir. Özellikle romanın sonunda, Bod’un mezarlıktan ayrılıp dış dünyaya adım atması, özgürlük arayışıyla ilgili varoluşsal bir anı temsil eder. Bod, hem özgürlüğün hem de bu özgürlüğün getirdiği sorumluluğun bilincine vararak, bir çocuk olarak başlayan yolculuğunda nihayetinde yetişkinliğe geçiş yapar.
2. Ölüm ve Yaşam Üzerine Felsefi Bir Sorgulama
Ölüm teması, romanın merkezinde yer alır ve Gaiman bu temayı sadece korku unsuru olarak değil, yaşamın doğal bir parçası