İbrahim

İbrahim
@ibrahim94
TESPİH Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş... Nuh Nebi den mi kalmış, Kalûbeladan mı. Her ne ise.. Her tarafı delik deşik olmuş; adeta çökmeye bir başı kalmış. Hoca nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin? Nihayet bir söz arasında: “Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor be, beşik mi mübarek!” diyecek olmuş ama, hancı hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak; “Ağzını hayra aç Hoca. Bu gıcırtılar beşik gıcırtısı değil, tavan tahtaları Hakk a tesbih çekiyor” Hoca nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının gözüne dikerek: “Peki ama, ya bu tavan böyle tesbih çeke çeke aşka gelip secdeye kapanırsa?”
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ŞAKADAN HİÇ HOŞLANMAM Nasreddin Hoca pazarda dalgın yürüyormuş. Bu sırada ensesine bir tokat gelmiş. Hoca tökezlemiş birkaç adım sendelemiş, neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş. Bir bakmış ki Hoca nın iki katı iriliğinde dev gibi bir adam karşısında. Yutkunmuş önce, sonra sormuş: 🔸“Bana sen mi vurdun be adam?” Adam: 🔹“Ben vurdum, ne olacak?” 🔸 “Şakadan mı vurdun, ciddi mi?” 🔹“Ciddi vurdum, ne olacak?” 🔸“Aman aman, öyle olsun. Çünkü şakadan hiç hoşlanmam da...”
1000Kitap
ALLAH’IN RAHMETİ Yağmurlu bir günde Nasreddin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür ve pencereyi açar: “Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?” Zavallı adam eli mahkûm sırılsıklam olur. Ertesi gün komşusu Hoca yı yağmurdan kaçarken görür ve ona bir ders vermek ister: “Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun?” Hoca hiç durmadan yoluna devam eder: “Ben rahmetten kaçmıyorum sadece Allah ın rahmetine basmamak için çabalıyorum.”
1000Kitap
DÜNYA KAÇ METRE Arkadaşlarından biri Hoca ya sorar: “Hoca, dünya kaç metre?” Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek: “Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!..”
1000Kitap
YÜRÜYÜŞ Nasreddin Hoca tarlasında çalışırken oradan geçmekte olan birisi sormuş: “Bey amca! Köye kaç saatte gidebilirim?” Hoca, bu soruya “Hele biraz yol al bakalım” demiş. Adam aynı soruyu üç kere tekrarlamış; ama farklı bir cevap alamayınca yoluna devam etmiş. Biraz yürüdükten sonra arkadan Hoca nın: “Evlat, gel!” dediğini duymuş. Adam gelince de Hoca: “Sen tam üç saatte oraya varırsın,” demiş. Adam sinirli bir şekilde; “Be amca! Madem biliyordun, şunu baştan söylesene,” deyince, Nasreddin Hoca: “Ben senin nasıl yürüdüğünü nereden bilebilirim ki.” demiş.
1000Kitap