İBRAHİM ÇOLAK

Kumralın İnci Zamanı
Saçların… Toprakla gökyüzü arasında kalmış bir vaktin rengi, Ne tam güneş, Ne de gölge. Kumral bir akşam gibi, Sararıp dökülmemiş bir sonbahar yaprağı gibisin. Dokunulmamış. Anlatılmamış. İçinden geçtiğin rüzgâr bile değişiyor, Sanki seni tanıyor da, Yıllardır esmeye cesaret edememiş gibi. Ve sen yürürken, Ardında bıraktığın hava, İnce bir gülüşün hatırasını taşıyor. Bir çocuğun annesini ilk kez tanıdığı andaki gibi. Denizleri düşündürüyor bakışların. Ama dalgasız, Uçurum kenarında unutulmuş bir mavilikte. Bir martı bile dokunamaz o sessizliğe. Kıyıya bile çarpmadan dağılan bir hayal gibi, Uzanıyor gözlerin, Bir sorunun cevabı gibi değil de, Bir cevabın sormadığı sorular gibi. Senin adını bilmiyorum belki, Ama saçlarının rengini ezbere biliyorum. Çünkü o renk, Gün batarken toprağın aldığı son nefestir.
1000k
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazı Çocuklar
Bazı çocuklar sessiz doğar dünyaya. Konuşmazlar önce; çünkü içlerinde kelimelerden daha büyük şeyler taşırlar. Bir bakışları, bir oyuncaktan daha çok şey anlatır. Kimse bilmez... ama o çocuk, sessizliğiyle bağırır. Bazı çocuklar gülünce dünya parlar sanırsın. Ama kimse bilmez, o gülüş bazen kırgınlıkların üzerine örtülmüş bir battaniyedir. Kalpleri, gözlerinin hemen arkasında durur; kolayca görünür ama zorca anlaşılır. Bazı çocuklar çok soru sorar. “Bu neden böyle?” derken aslında şunu soruyordur: “Ben buraya ait miyim?” Cevap beklemez çoğu zaman; çünkü bazen sadece duyulmak isterler. Bazı çocuklar kalbini cebinde taşır. Koşarken düşürür, paylaşırken parçalanır, ama hep sever, hep verir, hep affeder… En çok da kendini unutur. Ve bazıları... Bir rüyadan uyanmış gibidir bu dünyada. Her şey fazla gürültülü, fazla kalabalık, fazla hızlıdır. O yüzden köşelerde oynar, hayal kurar, kendi içinin masalına sığınır. Çocuklar… Büyümez aslında. Sadece biz, onları yanlış anlamaya başlarız.
yangın
Her sene yangınlar nedeniyle ağaç dikimi yapıyorum kendimce. Bir arkadaşım dedi ki: bu sene ağaç diktirme nasıl olsa yakıyorlar. Yangında zarar gören bir insana yardım et dedi. Siz ne dersiniz? Düşüncelerinizi yazın.
1000Kitap
Gecenin nöbeti...
Saat ikiyi üçü vurur, nöbet kapısında bekleyiş... Vuslata bir adım kala, içim burkulur, gözlerim sönük. Her dakika canıma işler; adilce akan zaman, Sanki bir kum saatidir, Mısır çöllerine yakın. Ne zaman bitti, ben mi saydım? Yoksa bitmemiş gibi mi yaşadım bu ayrılığı? Gündüzün beşi gelir geçer, Her adım eşref saatine yaklaşır mı bilmem — Ama gönlüm hep o beşiğin başında, Hasretinle beklemekte sükût içinde. İ. ÇOLAK
Şiir
Mevad Bozulmuş millet!
Türkiye’deki kadınlar aylık 7500₺ kozmetiğe harcama yapıyormuş ve %45’i estetik yaptırmış. Sabahki haberden bir bölümdü. Yakında organik olan tek varlık erkekler olacak 🥸
Felsefe ve Düşünce