Sıkıyönetimde görülen davalara cezaevinde çeşitli adlar verilmişti. Örneğin «Şafakçılar», Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi sanıklarının ortak adıydı. Dev-Genç davasında ise, her sol kesimin başka adı vardı.
Deniz Gezmiş'in siyasal eylemlerini benimsemiş olanlara da «Bahriyeliler» denirdi.
Bir de «doktorcular» vardı. Doktorcular,
Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın görüşlerini
benimseyenlerdi. Bunlara, bir ikinci ad daha bulundu. «Jivago grubu». Jivago adı, ünlü Sovyet yazarı Pasternak'ın romanından
alınmıştı. Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın görüşlerinden yana olanlara "Dr. Jivagocular» da denilirdi.
«Cepheciler», Mahir Çayan ve
arkadaşlarından yana olanların adıydı.
Şafakçılarla, Doktorcular, birbirlerine iyice karşıydılar. Bahriyeliler ile Cepheciler de, pek birbirlerini tutmazdı.
—Yahu neden birbirinize düşmansınız?
Yanıt şöyle olurdu :
—Bizim onlarla çelişkimiz, burjuva ile
proleterya celişkisinden daha derindir…
Cezaevinde, kendi içinde en tutarlı ve disiplinli kesim, Doğu Perincek'in önderliğindeki İhtilalci İşci Köylü Partisi sanıklarıydı. Dev-Genc'liler, Perinçek grubunun kaldığı koğuşlara "Pekin" derlerdi, onlar da Dev-Genç'lilerin koğuşlarına "Formoza" adını takmışlardı.
Şimdi pek eskisi gibi kullanılmıyor 12 Mart tarihinden önce "Devrimcilerle el ele, milli cephede" sloganı sık sık tempo tutularak hep bir ağızdan söylenirdi. Söylenirdi amma,
cezaevinde bile devrimcileri, bir arada görmek olanaksızdı.
—Oportinistler mahkemeye gidiyor… Oportinist dedikleri de Türkiye İşci Partililerdi. 12 Mart öncesi, Tıp, sağ kesim kadar bazı sol kesimlerin de saldırısına uğramıştı. Bu görüşler, cezaevinde de geçerliklerini korudu.