Çünkü, göründüğü kadarıyla Emily Brontë'nin kaderinde iki önemli şey vardi: Güzel' bir kadin olduğu halde aşki asla tanıyamadı; buna karşılık tutku alanında yüreğini daraltan bir bilgi zenginliğine sahipti: Bu bilgi, aşkı yalnızca aydınlığa değil, ayni zamanda şiddete ve ölüme de bağlıyordu -çünkü ölüm, hiç kuskusuz, aşkin hakikatiydi. Aşkın da ölümün hakikati olması gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevildiğinizi öğrenseniz, bu kez de 'yeteri kadar sevilmediğinize' takılırdı aklınız. Ah, biliyorum, hiç bir kadın 'yeterince' sevilmez. Sarah Bernard, boşuna "Aşk oburluktan ölür, " demiyor.