nasıl oldu böyle? hep anlaşılmak istedim. kimi zaman ağzımı bile açmadan, kimi zaman sesimde ses, gözümde yaş kalmayana kadar; anlaşılmak istedim. bütün gardımı indirdim. çırılçıplak. oturdum. bütün derdimi anlattım. bilirsiniz, söylendiği gibi olmaz böyle şeyler. duyulduğu gibi anlaşılmaz. sindirmek, düşünmek gerekir. yutkunmak. oysa ben, hep anladım diyemem ama çoğu zaman anladım. anlamak için her şeyi yaptım. hak da verdim. özür de diledim. nasıl oldu böyle, ben hiç anlaşılmadım. nasıl oldu. beni kimse anlamak istemedi. ben kendimi çok anlattım. boğazım şişti, gözlerim açılmadı, burnum kızardı. nefesim daraldı.
Ben hiç Bir Zaman anlaşılmadım