İbrahim

İbrahim
@ibrahimyldrrm
Motorcycle Mechanic & Technician
Taşdelen İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
İstanbul
1918
64 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
kripteks
nasıl oldu böyle? hep anlaşılmak istedim. kimi zaman ağzımı bile açmadan, kimi zaman sesimde ses, gözümde yaş kalmayana kadar; anlaşılmak istedim. bütün gardımı indirdim. çırılçıplak. oturdum. bütün derdimi anlattım. bilirsiniz, söylendiği gibi olmaz böyle şeyler. duyulduğu gibi anlaşılmaz. sindirmek, düşünmek gerekir. yutkunmak. oysa ben, hep anladım diyemem ama çoğu zaman anladım. anlamak için her şeyi yaptım. hak da verdim. özür de diledim. nasıl oldu böyle, ben hiç anlaşılmadım. nasıl oldu. beni kimse anlamak istemedi. ben kendimi çok anlattım. boğazım şişti, gözlerim açılmadı, burnum kızardı. nefesim daraldı. Ben hiç Bir Zaman anlaşılmadım
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
saatdört
bir cümle biliyorum, gecenin dördünde kafanı bir kaldırıma yaslarken söylüyorsun. ağzına en ağır küfür, en ağır dua ediyorsun. içine kilitliyorsun, yediğin en ağır tokat belliyorsun. evini yıkıp, babana kızıyorsun, yedini kana boğuyorsun. oluk oluk kanıyorsun. sonra dönüyorsun, bir sigara yakıyorsun. ben bu hayatı yaşamamaliydım diyorsun.
Puan vermedi·296 syf.··
2020 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 15:15
1979 da Ankara Cezaevi’nde 4. koğuşta(sübyan koğuşu) olan olayların merkez alındığı kitap da o dönem cezaevinde olan olaylar anlatılmıştır. 4. koğuşta kalan çocuklar cezaevinin çeşitli işlerinde de görev almaktadırlar. Fakat aynı zamanda gardiyanların dayaklarına, tacizlerine, işkencelerine de maruz kalmaktadırlar. Bu durum iyice dayanılmaz bir hal almıştır. Koğuşta çocuklar arasında da sürtüşmeler söz konusudur. Ankara Cezaevi’nde yaşanan olaylar tüm çıplaklığıyla yansıtılmıştır. İsyanın ardından Kayseri Cezaevi’ne gönderilen Yılmaz Güney “Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz” adında bir roman yazmış ve bu roman paralelinde ki senaryo ile son filmini çekmiştir. Filmi çekmek için Fransa’da eski bir manastır cezaevi haline getirilmiştir. Sert ve eleştirel bir film olan Duvar filminde, kitapı daha iyi anlayabilirsiniz. Yılmaz Güney'in ömrünün 11 yılı hapiste 4 yılı ise sürgünde geçti. Dünyada bir ilk olarak hapisteyken senaryo yazdı Yol ve Sürü filmlerini hapisteyken yönetti ve cannes'da ödül aldı. Ardından hapisten firar eden Yılmaz Güney Fransa'ya gider. Fransız hükümetinden izin alarak Duvar filmini çeker. Çocuklar koğuşu, devrimciler koğuşu, kadınlar koğuşu hepsi ayrı bir dünya ayrı bir işkence ve acı dolu mekandır. Koğuştaki çocuklar gardiyan Cafer’in tacizlerinden çok rahatsızdırlar. Cafer’in nöbetçi olduğu gecelerde korkudan uyuyamamaktadırlar. Diğer yandan cezaevinde yetişkinlerin kaldığı koğuşlarda da yemeklerin kötü olması ve yıkanamama sorunu sabırları taşırmıştır. Cezaevi müdürüne bu rahatsızlığı dile getiren birkaç mahkum ise hücre cazasına çarptırılır. Gardiyan Cafer’in nöbetçi olduğu bir gece Cafer 4. koğuşa gelir ve koğuşun küçüklerinden olan Şaban’ı yanına çağırır. Koğuşa dönen Şaban tecavüze uğramıştır ve üzgündür. Arkadaşları Şaban’ı teselli eder
Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruzYılmaz Güney · İthaki Yayınları · 2019270 okunma

İbrahim

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.··
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 15:15
·
2020 2. kitabı
Yılmaz Güney
8.9/10 · 270 okunma