İbrahim Doğan

İbrahim Doğan
@ibrhmdgn11
Önlisans
Ankara
Ankara, 1998
37 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Cem Karaca
Sevda kuşun kanadında Ürkütürsen tutamazsın Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın Hayat sırrının suyunu Çeşmelerden bulamazsın Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın
Müzik
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1991 yılı yaz aylarında Osman Öcalan, sınırın birkaç kilometre ötesindeki kamplara topladığı yüzlerce adamıyla sınırdaki Samanlı Karakolumuza havan, uçaksavar, roketatar ve makineli tüfeklerle bir saldırı başlattı. Çok sayıda askerimiz şehit oldu, bir o kadarı da yaralandı. Saldırıyı yapan PKK'lılardan da ölenler oldu. Kalanlar ise yine sınırımıza bir kaç kilometre mesafedeki kamplarına çekilip gittiler. Buna benzer sınır karakollarına saldırılar yaz boyu devam etti. Ardından hava kuvvetlerimizin desteğinde bir komando taburu ile Osman ÖCALAN liderliğindeki, HAKURK, DURJAN, ARİ, GELİREŞ vs. gibi kamplara operasyon yapıldı. Osman ÖCALAN, cariyeleriyle (175 kişilik bir dişi militan taburu) bir adım ötedeki İran'a geçti. Kampları korumak için tepelere diktiği çocukların çoğu öldü. Birkaç gün sonra bir grup gazeteci operasyon bölgesine götürüldü. O ünlü, bilgili, tecrübeli, burnundan kıl aldırmayan gazetecilerimiz hayretten dona kaldılar; "Vay be, demek PKK, burnumuzun dibinde kamp kurmuş, demek ki, buralarda binlerce genci savaş makinesi gibi eğitiyormuş. Bu silahların hepsi onların mı ? Demek ki, tehlike büyükmüş. Neyse ki, şanlı ordumuz, tehlikeyi bertaraf etti. Artık herhalde kolay kolay gelemezler." gibi daha bir yığın değerlendirmeler yapıldı.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Siyaset
APO ve adamları, 1991 yılı bahar ayları boyunca Kuzey Irak'ta çapul ve talan ile elde ettiği silah, cephane gibi malzemeleri depoluyor, mevzilerini tahkim etmeye çalışıyordu. Daha da önemlisi; kurtarmaya çalıştığı Kürt kardeşleri(!)nin kanı üzerinde bu mevzileri pekiştirmeye çalışıyordu. Ve bu işleri, ünlü "KÜRT KASABI" Saddam Hüseyin'in askerleri ile birlikte yapıyordu.
Siyaset
Yıllardır Türk devleti ile omuz omuza PKK çetelerine karşı mücadele veren Korucubaşı Hazım BABAT, bu konuda bakınız neler söylüyor; "Terörle mücadele ettiğimiz için başka hiç bir iş yapma imkanımız yoktur, bölge halkını tamamen karşısına hedef olarak göstermektedir. Çevremizdeki ULUDERE, ŞIRNAK, CİZRE, SİLOPİ ve NUSAYBİN gibi yerleşim merkezlerinden hiç birinde ne dolaşma nede gezme imkanı bulamıyoruz, üstelik PKK vasıtasıyla bakkallara, vatandaşlara PKK ile zaten işbirliği olduğu için saydığım merkezlerde bize korucu diye hiçbir şey vermiyorlar, yiyecek dahil. Yoğun olarak bize tehdit her tarafdan geliyor silah bırakmazsanız sizi yok edeceğiz diye tehditler geliyor. PKK af vermiş silahınızı bırakın sizi af edecek diye cevaplar geliyor..."        "Ben PKK'ya şöyle cevap veriyorum;        "Ben silahımı teslim etmem ve PKK'nın affına sığınmam kanımın son damlasına kadar PKK ile mücadele edeceğiz, Türk bayrağından başka bir bayrak istemiyorum. T. C. kimlik kartından başka kimlik istemem diyorum, eğer devlet GKK silahını benden alırsa ben ve 300 adamla kendi imkanımla kanımın son damlasına kadar savaşacağım. Benim aileden ve Türk askerlerinin bu dağlarda döktüğü kanı yerde bırakmayacağım. "        "PKK Ermenidir, Komünisttir, Satılmıştır...        Benim isteklerim yüce Türk Devletinden şunlar;        Güneydoğu Anadolu'da Uludere, Şenoba köyü örnektir. Birinci etapda ismimizden geçici'nin kaldırılması, ikincisi bana 100 korucu kadrosu verilmesi, TRT'de APO'nun gözü önünde törenle korucu yapacağım, APO'nun affına sığınmayacağım, kanımın son damlasına kadar Türkiye Cumhuriyet'ini koruyacağım."
Sayfa 77·Kitabı okudu
Siyaset
Yöre halkını yıllardır örtü olarak kullanıp askerlere pusu kurmak, taciz ateşi açmak, herkesin kullandığı yollara hiçbir sorumluluk duygusu taşımadan mayın döşemekle yaşlı-genç, kadın-çocuk demeden savunmasız insanları katletmekle kendisini dev aynasında gören PKK'nın, Saddam Hüseyin'le böyle bir anlaşmaya cesaret etmesi çok doğaldır.
Sayfa 69·Kitabı okudu