"Okul Öncesi Görünümlü Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni"
"Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek."
"İçimdeki ses uzaklara çekilmişti."
"Elif dense Aşk'ı hatırlayıp feryat figan ederdi. Cim dense saçları dağılır, ruhuna bin nokta konurdu. Ra dense yüreği hançerlenir, mim dense ağzı bir daha açılmayacak sanılırdı. Sin ömrünü budayan bir testereydi. Elinde kitapları, saçı başı dağılmış..."
Sayfa 42 - Timaş Yayınları (4. Baskı, Mart 2009, İstanbul)
"Okulun adı güzellerden güzel: Edep. İki badem içinin bir kabuğa girmesi gibi onlar da okula girdiler. Okul şiir. O ikisi şiirin ilk beyti. Önlerindeki sayfaları değil, kaşlarının kenarlarını okuyorlar. İki kişiydiler. İki ağız, iki kafa; fakat söyledikleri birdi. İki mum... Ama ışık bir. Onların aydınlığı okulu billurdan bir saraya çevirmişti. Bir hayal mekân... Bir mânâ iki şekle büründü. Biri Hüsn, biri de Aşk oldu. Aynı dalda iki bülbül. Biri ay diğeri güneş. Biri ayna diğeri aynada akseden güzellik. Okul adı verilen o birlik yerinde, ayrılıkla buluşma birleşti. Birbirlerine hasretle baktılar. Okul, cennetten bir köşe oldu. Onlar da huri ve gılman."
Sayfa 42 - Timaş Yayınları (4. Baskı, Mart 2009, İstanbul)
"Bizim hayatlarımızda öğretmenin yeri artık yok. Ama acilen aramızdaki yerlerini geri almaları gerekiyor. Öğretmenlerin hayatlarımıza geri dönmesi gerekiyor, hem de birer lider olarak."
Sayfa 158 - Kronik Kitap (20. Baskı, Şubat 2020, İstanbul)