Kuru yapraklara bastığımda çıkan sesi seviyorum. Çıtırtıyı. Çıtırtı mı demeli o sese, bilmiyorum. Bence o ses için ayrı, ona özel bir kelime bulunmalı. Dal kırılmasına da çıtırtı diyoruz. Oysa yaprağın başına gelen, aynı şey değil. Eziliyor, parça parça oluyor ve tüm bunlar olurken kendince feryat ediyor aslında. Birçok feryat gibi, çığlık gibi bu da duyulmuyor. Hatta buna bir ad bile verilmiyor. Yalnız aramızda bir fark var. Bu yapraklar gün gördü, devran sürdü. Baharı, yazı yaşadı. Dalından düşünce de bir şekilde toprağa karıştı, belki orada da başka bir hayat yaşayacak. Biz ise daha daldayken kırıldık; ses bile çıkaramadık üstelik. Çıkarsak bile kimse duymadı. Duymuyor.