Sonra birileri çıkıp burnunuzun sağa doğru yamuk olduğunu söyledi, değil mi? Kendinize yıllarca söylediğiniz beyaz yalan yüzünüze çarpılmadı mı? Asla yaşamadınız mı böyle bir şey? Azar azar, farkına varmadan kavramadı mı bu hal sizi… Peki, sonra açıkça, başkalarının gözünde, kendi düşündüğünüzden bambaşka birisi olduğunuzu keşfettiğinizde ne yaptınız? (Hadi dürüstçe cevap verin.) Hiçbir şey mi, “Böyle iyi,” mi dediniz? Başkaları sizi zalimce yargılarken, bakışlarıyla baskı altına alırken, büsbütün bir özgüvenle, “Aman ne güzel, ne hoş, daha fazlasını yapın,” mı dediniz? Sabrınız taşmadı mı? Tüm bunlara katlanabilip üstüne de, “Bu yargılar inşallah beni daha da güçlendirir,” mi dediniz? Eğer başkalarını ifadeleri üstüne açıklamalar getiriyor, savunmaya geçiyorsanız onları önemsiyorsunuz demektir. Ya da omzunuzu silkip gerçeklerden kaçmayı bırakıp, “Çok şükür, kendi şuurum bana yeter,” mi dersiniz?
Af buyurun, dibe göçtüğüm, duyduğum her söze delirdiğim, vurup öldürülesi bir sinek gibi hissettiğim, beynimin içinde ruhumun aksiyle küçük delikler açtığım, kaz kafalı dolaştığı zamanlar oldu. Ve işin aslı dışarıdan hiç de öyle görünmüyordum.