İçimde öyle güzelsin ki onu asla kirletmicem hiç birşeyle
GİDEN AMA BİTMEYEN
İnsan birini kaybedince,eğer o kişi hâlâ bir yerlerde nefes alıyorsa… acının bir sınırı olmuyor. Ölüm gibi değil bu. Bir mezarın yok başında ağlayabileceğim. Bir vedanın yok,kapanmış bir hikâyenin kesinliği yok. Sen… sadece yoksun. Ama varsın da. İşte en çok bu yoruyor beni. Seni bir şehirde yürürken hayal ediyorum bazen. Belki bir kafede oturuyorsun,belki birine gülüyorsun. Belki benimle sustuğun cümleleri,şimdi başkasına kuruyorsun. Bu ihtimaller… İnsanı içten içe kemiren sessiz canavarlar gibi. Ve ben her gece,aynı sorunun içinde kayboluyorum: "Ben bunu kendime de sana da neden yaptım? Neden engel olmadım,neden susturamadım pas tutmuş bu yüreğimin sesini ... neden? Bir insan,birini bırakıp gidecek noktaya mecburiyetin o soğuk duvarlarını yıkarak gelir. Anladım... Peki ya sevgi azalır mı… yoksa sadece bir gün,bir taraf susmayı mı seçer? Sen sustun. Ben hâlâ konuşuyorum… ama sadece kendi içimde. Çünkü sana ulaşmanın hiçbir yolu yok artık. Ne bir mesaj, ne bir ses, ne de bir “nasılsın” ihtimali… Beni en çok yoran şey sensizlik değil aslında. Alışabilirdim belki. Ama bu… Bu yarım kalmışlık hissi…
Aşk
Reklam
Sevgi dünyası!
Ben sevgi dünyasına doğdum, Nefes aldıkça içimde büyüttüm, Gülüşler ruhumda, cenneti yankıladı, Ruhumun sönmeyen hayat ışığı oldu. İnisiye olmuş ruhum yerinde durmaz, Mücadelesiz bir hayat, yaşanmaya değmez, Kalbim sevgisiz bir saniye bile atmaz, Benim mekanım dostluk dünyası. Kitaplar yıkılmaz kalem, Şiir yürünecek yolum, varılacak limanım, Sırtımda ailem, özgürce uçuyorum. Tüm evren benim evim. Faruk.
“Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.”
Eski usül sev beni... Alışamadım yeni sevmelere. Bir anda alevlenip, sönmelere. Aşk uğruna her şeyi mübah görmelere. Sen eski usül sev beni. Elimden önce yüreğime dokun. Uykularıma, şiirlerime dokun. Ne bileyim? "Fikrinin ince gülü" et mesela, Eski usül sev beni. Telaşın dinsin biraz... Bir mesajda değil, bir sessizlikte özle beni. Herkes gibi geçip gitme hayatımdan, Bir şiir gibi kal içimde. Elimi tutarken acele etme, Kalbime dokun önce. Ve bir gün sorarlarsa aşkı, Onun gülüşünde saklıydı de...
Bazı hikâyeler vardır… başlaması hatadır, bitmesi ise imkânsız. Bizimki öyleydi. Ne tam anlamıyla başlayabildik, ne de gerçekten bitebildik. Aradan geçen zaman… hayatın üzerimize örttüğü bütün o “doğrular”… hiçbiri seni içimden silemedi, Sadece… seni sessizliğe dönüştürdü. İnsan zamanla alışıyor sanıyor. Eksik yaşamaya,yarım kalmaya,susmaya… Ama alışmak… unutmak değilmiş. Bunu en iyi ben öğrendim. Bir gün… her şeyin bittiğini anladığım anda fark ettim: Sen hâlâ içimde konuşuyorsun. ("BEN DE SENİ SEVİYORUM"diyişin o ses tonun,kalbimin en ücra noktalarına işlenmiş,beynimde hiç durmadan esen bir rüzgar gibi ömür boyu benimle olacak) Bir cümlede, bir kitap sayfasında, bir şarkının en sessiz yerinde… Hep oradasın. Ve ben artık seni kovalamıyorum. Çünkü anladım… Bazı insanlar hayatına ait olmak için değil, sana kendini öğretmek için girer. Sen bana sevmeyi öğretmedin sadece. Kaybetmeyi de öğrettin.
Aşk
Reklam
Reklam