Yaşanması gerektiği için yaşandı,
bir gülün açması gibi,
mevsimin çağrısına uyarak..
Ama daha fazla açmak doğru değildi,
çünkü her gül,
bir gün solmayı da bilir.
Bir yol yüründü,
adımların ritmiyle, kalbin çağrısıyla,
ama yolun sonunda sessizlik vardı,
ve sessizlik, bitişin hakikatini fısıldadı.
Yaşanmışlık, bir armağandı,
bitmek ise, bir olgunluk.
Çünkü bazen devam etmek,
doğru olmayanı sürdürmektir,
bazen bitmek,
en doğru karardır.