Bazen bu çocuktaki hayal gücü hiç kimsede yok diye düşünürdü. Bir gün bakkaldan aldığı tuzu denize dökerken görülmüştü. Ne yaptığını soranlara, "denizin tuzu azaldığı için" eklediğini söylüyor sonra "Ben olmasam kimse bakmayacak buralara" diye sitem ediyordu. Harika bir çocuktu.
Lacivert derinliklerden gelen su kıyıya yaklaştıkça turkuaz rengi oluyor, kıyıyı yalarken iyice camgöbeğinden açık maviye, sonra beyaz köpüklere dönüşüyordu. Denizin o nazlı hallerinden biri yaşanıyordu bu akşam.
En garip olayı bile "Tabii" diye anlatırlardı. Tabii o da öldürmüş karıyı, dam çökünce altında kalıp ölmüş tabii, oğlan da kızı kaçırmış tabii. Bu "tabii"lerin, her olayı doğal görmelerin sonu gelmezdi. Hiçbir şey hayret verici değildi, her şey doğaldı.