Demek ki buraların ormanını kesip pıtrak gibi yazlık siteler yapan, otel diken, denizi dolduran, tepelerde maden arayan, dağları yaralayan şehirliler, denizimizi de elimizden alıyor diye düşündüler.
Denizciler suyun, yelin, bulutun, şimşeğin, dalganın çok güçlü, insanınsa aşırı derecede aciz olduğunu bilerek yaşadıkları için doğaya karşı kent insanlarından daha saygılıdırlar.
Güzelliği anlatılmaz bir uzun yüz üzerine elle yapılmış izlenimi bırakacak kadar düzgün bir kıvrım oluşturmuş kaşlar, altlarına da kara gözler koyun; eğildiler mi yanakların pembesine gölgeleri düşen, uzun kirpiklerle perdeleyin bu gözleri; delikleri bir haz isteğiyle azıcık açılmış, ince, dik, ruhsal bir burun, dudakları süt gibi ak dişler üzerine büyük bir incelikle açılan kusursuz bir ağız çizin; cildini de hiçbir elin dokunmadığı şeftaliler üzerindeki şu kadifemsilikle renklendirin, bu sevimli başı bütünüyle elde etmiş olursunuz.