Çok hızlı okunan ve adeta bir film gibi izlediğim bir eserdi. Tablolar şeklinde resmedilen oyunu okurken özellikle sonlara doğru artan sinirle birlikte hadi artık karşı çık, bir noktada sorgula, diren, kabul etme diye düşünmekten kendini alıkoyamadım. Tatar Çölü eserinden tanıdığım Dino Buzzati ve özellikle Nihilist eserleriyle bildiğim Camus birleşince aslında kitabın sonunun yaratacağı boşluk hissi önceden belliydi ama hep bir acaba ile ilerledi. Günümüz sağlık sistemine de oldukça sert ve anlaşılır bir eleştiri olduğunu belirtmekte de fayda var. Sabahattin Ali’nin “böbrek” isimli hikayesi ile de oldukça ana fikir bağlamında benzer bir kompozisyona sahip. Okunmaya ve üzerine düşünülmeye değer bir eser olduğu kanaatindeyim.