Baykuş ve puhukuşları halkın aklının karanlıkta olmasını severler. Puhukuşları ışığı sevmezler, güneş gözlerini acıtır. Bundandır ki tüm zamanların, tüm halkların ve ülkelerin bütün baykuşları ve puhukuşları aydın fikrini ve bilgiyi sevmezler.
Her millet büyük insanlar ya da aşağılık kişilikler doğurur. Halk kitlelerinin ruh haline bağlı olarak da onları başa getirir. Halkın değer gösterdiği bir şey var mıdır, yok mudur? Millet aklı, iradesi ve vicdanı daha iyiye mi gidiyor? Yoksa çürüyüp zehirleniyor mu? Veya utanç verici boş bir varlığa mı dönüşüyor?
Elinize büyük bir büyüteç alın. Büyüteç, kızgın güneş ışınlarını bir araya toplamak için özel olarak yapılmıştır. Bunun sayesinde binlerce kızgın güneş ışını tek bir odakta buluşup parlak bir nokta oluşturur. Bu parlak nokta ağacı taşı demiri bile yakabilir.
Toplumun içinden çıkan her büyük insan, yakıcı bir büyüteç gibidir. Milletin bütün gücünü ve dehasını kendi şahsında toplar;kendi halkına ve başka halklardan binlerce insana ilham kaynağı olur. Fakat hava kapalıysa ve atmosferde güneş ışınları yoksa bu büyüteç ne kar yığınlarını eritebilir ne de bir damla suyu ısıtabilir.
Milletlerin tarihini kim oluşturur? Tüm insanlığın ve devlet hayatının önemli olaylarını kim harekete geçirir, bunlara kim yön verir? Carlyle'ın dediği gibi kahramanlar, büyük insanlar ;yani münferit şahıslar mı olaylara yön verir? Veya halk kitlelerinin isyancı veya pasif ruhumu?