“Kamu Tercihi Okulu’nun yaklaşımları özellikle Türkiye gibi ekonomik istikrar önlemlerinin oy kaybına neden olacağı görüşünün siyaset ortamında yaygın olduğu ve kamu kesiminin kapladığı geniş yer dolayısıyla bürokrasisinin de geniş olduğu ülkelerde daha da önemlidir. Gerçekten de bir bölgenin suyunun dağıtımı veya çöpünün toplanması karşılığında oluşturulacak tarifeler, örneğin ABD’de tümüyle özel şirketler kanalıyla yapıldığı için herhangi bir siyasal yaklaşımla değil ekonomik olarak belirlenir. Oysa Türkiye’de bu işleri yapan işletmeler belediyelere bağlı olduğundan, tarife belirlemelerini bağlı bulundukları belediyelerin siyasal kaygılarına göre yaparlar. Bu nedenle söz konusu işletmeler zarar etme gerçeğiyle karşılaşırlar. Bunun sonucunda bu kez belediyeler siyasal iktidara baskı yaparak devlet bütçesinden yardım talep ederler. Bu açıdan özelleştirmenin belki de en önemli yararlarından biri “ekonomik bir işin fiyatının siyasal yaklaşımla değil ekonomik olarak belirlenebilmesine imkân sağlamasıdır.”
“Kapitalist sistemi yıkmanın en iyi yolu
paranın değerini düşürmektir. Sürekli
enflasyon yoluyla devlet gizlice ve fark
ettirmeden vatandaşlarının servetlerinin
önemli bölümüne el koyar.
VLADİMİR İLYİÇ LENİN”
Hayatın sevilecek yanlarını bana sen öğrettin, sevgili Portuga’m. Şimdi bilye ve artist resmi dağıtma sırası bende, çünkü sevgisiz hayatın hiçbir anlamı yok. Ara sıra sevgimle mutluyum, ara sıra da yanılıyorum; bu daha sık oluyor.
“Ne kadar az bilirsen o kadar iyi uyursun” der Gorki: İzahını Sartre yapar; “Uyursan gece biter, uyumazsan sen.” Son noktayı Freud koyar: “ Çok uyumak kaçmaktır, uyumamaksa yakalanmaktır”