Zaten aç kalmak zorunda olduğum için, elimden başka türlüsü gelmez,” dedi açlık cambazı. “Şuna bakın,” dedi müfettiş, “niçin elinden başka türlüsü gelmiyormuş?” “Çünkü,” dedi açlık cambazı, küçücük başını biraz kaldırıp, öpmek için uzanmışa benzeyen dudaklarıyla, söyleyeceklerinin hiçbiri boşa gitmesin diye, tam müfettişin kulağının içine konuşarak, “çünkü tadı hoşuma gidecek yiyeceği bulamadım. Bulmuş olsaydım, inan bana, ortalığı yaygaraya vermez, sen ve herkes gibi tıka basa yerdim.” Bunlar onun son sözleriydi; ama o sönmekte olan gözlerinde, aç kalmaya devam etmenin, sağlam ama artık gurur vermeyen inancı vardı hâlâ.
Körlük: körlük nedir aslında ne demek yada yazar öyle güzel açıklamış ki herkesin kendini bulacağı bir yere değinmiş aslında. Okurken ve özellikle böyle bir salgının olduğu bir zamanda okumakta ayrı bir önem arzetti benim için hala görüyorken hala vakit varken hala yaşıyorken neden bu kin, savaş, haset, çekememezlik, ırkçılık ... devam ediyor ki daha ne olması lazım
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015132,2bin okunma
“Ne düşündüğümü söylememi ister misin, Söyle, Sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.”