Kaç tövbeden geçti günahlarım?
Soframda ekmek, suyumda haram.
Çekildi ruhum bir kıl kadar.
Sırat ki ince, ben ki ağır;
sırtımda kambur, alnımda leke.
Affına sığındıkça
büyüyen bir dağ gibiyim.
Gökhan Erol
Tayin olundum, beynimden kalbime;
bir emir ki mavi mürekkeple yazılmamış.
Damarlarımda taşıdım fermanı.
Ten kafesinde kuş, çırpındıkça yorulmaz mı?
Gökhan Erol
Kaybettim işte, ten kuyusunda o gülüşü
Arama boşuna; bulsan da o Yusuf değil.
Silinmiş eski hikâye, yolcusu değişmiş.
Hangi mavi saate baksam kırık bir ibre,
hangi kapıyı çalsam kanatlanır sessizlik.
Gökhan Erol