ipek

ipek
ILI-te so541 LVEF²¹⁴¹
Reklam
İlk insanlar, kâinat ve tabiatı izah etmek için çok uğraştılarsa da başarı elde edemediler. Gerçekten, kâinatı ve bizi kuşatan olayları izah etmek imkânını ilimler sağlamıştır. İlimlere gelişme imkânı veren keşifler ise pek yakın bir tarihin malıdır. Görülüyor ki, cehalet ilk insanların araştırmalarına bir engel teşkil ediyordu. Bu sebeple, tarih boyunca, sırf bu cehaletten ötürü bir takım dinlerin ortaya çıktığına şahit oluyoruz. Ortaya çıkan dinler de kâinatı izah etmek istiyorlar. Fakat, bu izah tabiat üstü kuvvetlerle yapılmaktadır ve bundan dolayı ilmî olmayan bir izahtır. Daha sonraları, ilim yüzyıllar boyunca yavaş yavaş geliştikçe, insanlar kâinatı ilmî tecrübelerden hareket ederek, maddî olaylarla izah etmeyi deneyeceklerdir. Materyalist felsefe işte buradan, olayları ilimle izah etme arzusundan doğmaktadır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Bu arada, bize yanlış bir şuur vermek, sömürülen sınıfın şuurunu, yönetici sınıfın ideolojisinin etkisi altında bırakmak için her çarenin kullanılmakta olduğunu da göz önünde tutmamız gerekir. Almakta olduğumuz hayat anlayışının ilk unsurları, eğitimimiz, öğrenimimiz hemen hepsi bize yanlış bir şuur vermektedir. Propaganda, radyo, basın çok kere şuurumuzu yanıltır.
Sayfa 203·Kitabı okudu
İdealistler diyorlar ki, bir işçi veya bir burjuva, sırf kendileri böyle düşündükleri için işçi veya burjuvadırlar. Biz aksini iddia ediyoruz. Onlar düşüncelerinden ötürü burjuva veya işçi değildirler. Aksine işçi veya burjuva oldukları için öyle düşünürler. Bir işçinin işçi sınıfı şuuru vardır. Çünkü kendisi işçidir.
Sayfa 180·Kitabı okudu
(...) burada da her iki metodu uygulayalım: Metafizik bakımdan, toplumda her zaman zenginin ve fakirin bulunduğu iddia edilir. Büyük bankaların, büyük fabrikaların varlığı tespit edilir, kapitalist toplumun ayrıntılı tasviri yapılır, bu toplum eski toplumlarla karşılaştırılır (feodal toplumla, kölelik toplumuyla). Bunlar arasında benzerlikler ve farklar araştırılır ve sonunda kapitalist toplum kapitalist toplumdur, denir. Diyalektik açıdan incelediğimizde, kapitalist toplumun her zaman bugün olduğu gibi olmadığını görürüz. Geçmişte başka toplumların bir zaman için yaşadıklarını tespit etmemiz, kapitalist toplumun, bütün diğer toplumlar gibi ebedî olmadığı, değişmez temelleri bulunmadığı, tam tersine, kapitalist toplumun bizim için geçici bir gerçek olduğu, geçmiş ile gelecek arasında bir geçişi temsil ettiği sonucunu çıkarmamıza imkân verir. Bu bir iki örnekten çıkardığımız sonuç şudur ki, şeyi diyalektik açıdan görmek, her şeyi geçici, bir geçmişi ve geleceği bulunan, bir başlangıcı ve kaçınılmaz bir sonu olan bir şey olarak görmektir.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Reklam