Varolmak, tesir etmektir.
Varolmak reklam ve propagandadır.
Yapılanı övmek, iş ve eser verme ahlakına aykırıdır.
İnsanların kalbinde, zihin ve ruhlarında, doğruyu, gerçeği, iyiyi ve güzeli birden bilme, yakalama ve anlama, kısaca bulma özelliği vardır.
Bu anlayış Şeyh Galib'in:
"Birdenbire bul aşkı
Bu tuhfe bulanındır."
Eser, bir "tuhfe"dir. Hakikat bir tuhfedir.
Kalbde bir aşk gibi birdenbire görülür, bulunur.
Antik, klasik anlayışa göre, eser veya iş, kendi kendini tanıtır, kendisini yine kendisi anlatır;
başkasının veya başka bir iş ve eserin anlatım ve tanıtımına ihtiyaç yoktur.
Değer, kendiliğinden anlaşılır.
İş ve eser sabırlıdır.
Bilineceği ve anlaşılacağı günü beklemeyi bilir.
Batı, anlaşılıyor ki, "kadim"in hakkını vermemenin, ebedî olana arka çevirmenin, "an"ı putlaştırmanın çıkmazı içinde.
Doğu ise, yeninin hakkını tam vermeme ile birlikte kadim olanı birdenbire terk gibi bir yanlışlık ve basitliğin kurbanı.
Dava, eski olanı eskitmemekte; yeni olanı da eskiye ustalıkla ve bir sarsıntıya meydan vermeden bağlamakta.