Uğur İkamet

Uğur İkamet
Şehir Plancısı
Düzce
20 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
Açıkçası son yayını gördüğümde çok şaşırdım. Yoksul olmak eşittir iyilik, zengin olmak eşittir kötülük mü? Ölü olan iyi, yaşayan kötü mü? Eğer öyleyse burada bulunan bizler, hepimiz kötüyüz. Bakın biz işte böylece hayattayız. İşin özünü bulandırmayayım mi? Evet, anlatmak istediğim tam olarak bu! Öz. Siz nasıl oluyor da medyayı kullanarak o özü bulandırıyorsunuz? İkisi de benim için kıymetli öğrenciler. Tabii ki ölen zavallı çocuğa da yazık, ama yaşayan çocuğu da öldürdüğünüzde mi içiniz rahat edecek?
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam
Gerçek mi? Yüz kereden, bin kereden fazla söyledim. Ben değilim. Kimse bana inanmadı. O zaman anladığım bir şey var. Demek ki dünya hakikatleri dinlemiyor Dünya duymak istediklerini dinliyor. Cuyăn'un başına gelenleri duydum. Bilmem ki olayla ilgili hiçbir şey bilmiyorum, bu yüzden söyleyebilecek bir sözüm yok. Tek bir şey, o çocuğun söylediği her şeye inanmayın demek isterim. O korkunç bir çocuk. Hem de çok... Çok korkunç bir çocuk.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Hastaneye gelen herkesin iyileşeceğini, acıların dindirilebileceğini sanırdım. O kadar basit değilmiş meğer. Ne yapılırsa yapılsın, bazen acıya engel olunamıyordu. Vakti saati dedikleri bir şey vardı. O vakit geldiğinde insanlar ölüyor, sevdikleri için gözyaşı akıtanları avutacağı umulan cümleler kurulamıyordu.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Birinin başına kötü şeyler geldiğinde diğerleri duymazdan gelir, şahit olmamak için bakmazlar bile, işittiklerini hafizalarından silerler, adiler, şerefsizler. Eminim, kendi başlarına gelmediği için şanslı olduklarını düşünüyorlardır. İntikamın huzurundan bahsetmişti. Kötülük, derdi, insanın en temel güdülerinden, karakterimize yön veren belli başlı duyguların en güzeli, sadece yapılmaması gerektiği için, saçma sapan, kötü şeyler yapabiliriz, sen de yapmalısın, rahatlarsın, derdi.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Geçmiş bir aşkın boş kabuğuna tutunmanın, bir daha geri dönmeyecek bir kalbi tekrar fethetmenin ya da pişmanlıklarınızın içinizi kemirmesine izin vermenizin bir anlamı yok.. Öyle günlerde kitap okuyorum. Çünkü başkasına karşı duyulan sarsılmaz duyguların üstünde durmaktan daha büyük bir işkence yok. Bu sadece anlamsız duygusal tükenmişlik döngüleriyle sonuçlanır, hem kendim hem de beni dinleyen her kimse onun için. Fakat kitaplar farklı. Genelde ilaç gibi gelecek olan, durumuma ve düşüncelerime uyan kitaplar arar ve sayfaları yıpranana kadar onları tekrar tekrar okurum, her şeyin altını çizerim ve buna rağmen kitap, bana kazandıracak bir şeyler barındırmaya devam eder. Kitaplar benden hiçbir zaman bıkmaz. Zaman içinde, tamamen iyileşmemi sessizce bekleyerek bana bir çözüm sunarlar. Kitapların en güzel özelliklerinden biridir bu.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Reklam