“Adam uzun yıllar hapiste yatmıştır.
Çıkmasına bir hafta kala karısına mektup yazar.
Uzun yıllar hapiste yattığını ve artık cezasının bittiği için bir hafta sonra çıkacağını ve tekrar evine dönmek istediğini anlatır.
Ama karısının onu tekrar kabul edip etmeyeceğini bilmemektedir.
Eğer kendisini kabul etmek istemezse haklı olduğunu belirtir.
Kendisinin onu ilk günkü gibi sevdiğini söyler.
Kaldığı köyün çok yakınından şehirler arası bir yol geçmektedir.
Hatta kocaman bir ağaç vardır yolun kenarında.
Eğer karısı onu halâ seviyorsa, eve dönmesini istiyorsa, yol kenarındaki kocaman ağacın görülebilecek bir dalına sarı kurdele bağlamasını ister.
Otobüsle o yoldan geçecek ve sarı kurdeleyi görürse, otobüsten inip eve doğru yürüyecektir.
Ama görmezse inmeyip yoluna devam edecek,
başka bir şehirde kendine yeni bir hayat kurup orada yaşayacaktır.
Adam şehirler arası otobüse biner.
Yolda giderken yanında oturan kişiyle iyi bir
yol arkadaşı olur.
Arkadaşı konuşkan birisi olduğu için hikâyesini ona da anlatır.
Öyle ki;
adam dayanamaz bunu tüm yolculara duyurur.
Herkesi tatlı bir mutluluk havası sarar.