İkra
İkra dedi… Efendimiz buyurdu: ben okuma bilmem ki… Tekrarladı; İkra, Yaratan Rabbinin adıyla. Sonra anlattılar “oku” islamın ilk emri değilmiydi ve tutuşturdular cahilin de alimin de eline kitapları ki zaten herkes kitap yazıyordu bu günlerde… Oysa insanın kitap okuması değildi mesele, mesele insanın kitap okuduğu kadar, kitapların da insanı okumasıydı. Tıpkı ilaçlar gibiydi kitaplar, her hastaya her ilaç iyi gelmeyeceği gibi, her kitap her insana iyi gelmeyebilirdi. Peki dedim mesele bu değilse ne? Bak dedi pencereden dışarı ne görüyorsun? Küçük siyah bir kedi. Oku onu bana dedi. Ben okuma bilmezdim ki. Tekrarladı oku ve sordu. Kışın ardında ki yaz, yazın ardında kış. O küçük bir kedi. Nereden biliyor kışın kazak, yazın tshirt giyeceğini ve değiştiriyor her mevsim giydiklerini… Okumak dedi böyle işte bir ağacı, hayvanı, çiçeği, böceği, insanı… Görünmeyenin arkasındakini, söylenmeyen, söylenilemeyen gerçekleri. Okumak dedi işte tam böylesi. Hasreti, özlemi, bağrında ki yangını, sevdiceğini, yarini, yaranı, yarını, tamamını…
Aşk
İkra
“Senin iyi kitaplar okuman lazım, üzerine çok fazla gereksiz şey sinmiş.”
Reklam
Vaktini namazla süsle, Edep ile kuşan. Bedenin emanet; zinde tut, Duanı zırh edin. Temiz ol, ferah kal, "İkra" emrine uy, oku. Tebessümün sadaka olsun, Ümitsiz olma Tevekkül et, huzur bul, Allah kuluna kâfidir.
Müslümanlar için ilk emir; ikra yani OKU.
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Kuran'dan ayet meali okuduğunuzda kırmızı görmüş boğaya dönenler, açıkça Kuran'ın sadece ve sadece sevap kazanmak için orijinalinden okunmak ve ölmüşlerimizin vaziyetini düzeltmek için gönderilmiş bir mezarlık kitabı olduğunu söylebilmelidirler. Çünkü kendilerinin de Kuran'dan verdikleri her ama her mesaj neticede bir "Meallendirmedir". "İçki içmeyiniz, hırsızlık yapmayınız, domuz yemeyiniz vs..." ifadeleri de birer meallendirmedir. Bırakınız Arapça bilmeyip meal okuyanları, en mükemmel bir şekilde Arapça bilen bir Türk alimin yaptığı da neticede bir meallendirmedir. Meale, meallendirmeye bu kadar karşı olanlar, zihinlerde bile anlamlandırılmamış (meallendirilmemiş) orijinal lafzın neden gönderildiğini de açıklamak zorundadırlar. *** Kuran'ın ilk ayeti ve emri olan ve genellikle "OKU" olarak çevirilen "İKRA" kelimesini iniş ortamına ve bağlamına bakıldığında; "Eline bir şey al ve oku, Kuran'ı oku" gibi anlamak isabetli değildir. Çünkü Hira'da o ayet geldiğinde Hz. Muhammed'in elinde okuyacağı bir metin olmadığı gibi daha ortada Kuran/mushaf diye bir şey de yoktu. Bir arayış içinde olan peygamberimize; "düşün, araştır, tefekkür et, kevni ayetleri oku.." ya da ilk vahiy olması açısından; "insanları davet et, çağır, tebliğ et..." gibi anlamlardan biri veya birkaçının verilmesi mümkün ve daha isabetlidir. METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 50
Hüzn-ü müşahedem
Bu sene mezun olanları içim buruk izledim. Aslında çok güzel mutlu bir an ama neden böyle oldu bilmiyorum benim de 2 senem kaldı. Tabi okumanın sonu yok ama bilmiyorum bu yaşlarda bir daha aynı bölümü okuyamayacağım ayni hisler aynı İkra olmayacak. Sonlar, yeniliklerin başlangıcıdır ama bu sefer başka ya... bitecek diye ödüm kopuyor 🥀
Reklam
Reklam