Kötülük iyiliğin gereği var olunca kötüden ne hakla nefret ediyoruz? Her şeyin zıddıyla belirlenmek zorunda olunca dünyadan yekpare bir huzur ve asayiş nasıl beklenir?
Bazen insanın kanunlara, yargılamalara, düşüncelere, değerlendirmelere sığmaz öyle düşündükleri var ki insan asıl kabahati yaratıcıda mı, tabiatta mı, insanlıkta mı, medeniyette mi, nerede bulacağını bilemiyor?
İnsanların birbirlerine karşı içleri başka, dışları başka oldukça bu dünyada sulh, samimiyet beklenir mi? Bu, birbirimizi aldatmak ve birbirimize bile bile aldanmak değil midir?
Yeni eserleri aç, oku. Savaşın saymakla bitmeyen menfaatleri ile gözlerin kıvılcımlansın. Bütün bu ölüm felsefesine karşı son medeniyetin inşaat ettiği Kale nedir?