Bir kütüphane, bir kütüphaneci, birbiriyle bir şekilde kesişen beş hayat... Hepimizin hayatında farklı olaylar oluyor ve hepimiz farklı bir kader ağındayız. Hayat mücadelesinde tökezlediğimiz anlar çoğunlukta. Bir kütüphane düşünün ki sıkışıp kaldığınızda gidiyorsunuz, size hayatınızdaki kilitli kapıyı açacak amaç veren bir kitap öneriliyor. Bunu yapan bir kütüphaneci. Kitaptaki kütüphaneci Komaçi her gelene aynı soruyu soruyor. "Ne arıyorsun?". Bu soru derin bir soru. İnsanı şu andan alıp başka anlara götürüyor bu nedenle cevaplaması uzun sürüyor. Bir işte çalışıp da işinden emin olamayan bir genç kız, gençliğinde aklına koyduğu bir fikri hayata geçirmeye çalışan bir adam, çocuk yaptıktan sonra hayatının içinde kaybolan bir kadın, ev genci olarak hayatını sürdürürken kendini alık hisseden bir adamın hayata katılışı, emekli olduktan sonra boşluğa düşen bir adamın hikayesi anlatılıyor kitapta. Bu hayatların her biri bir yerde birbiri ile kesişiyor. Biz birilerini etkiliyoruz ve birileri de bizi etkiliyor. Hayat öyle ki söylediğiniz bir söz bir insanın hayatının yirmi yılını nasıl şekillendireceğini belirleyebiliyor. Hepimiz birbirimizden sorumluymuşuz, hepimiz birbirimize borçluymuşuz...