Öğretmen öğrencisini sevmediği zaman öğrenci, "Ne yapayım, bu öğretmen de sevmeyiversin, hepsi sevecek değil ya!" demez. Olumsuz duygular içinde kendini öğretmene ve eğitime kapatır.
Aslında insan sürekli bir önceki hâliyle, yani kendisiyle yarışma hâlindedir; bir başkasıyla değil. Bu sürecin değerini bilen öğretmen öğrenciyi başkasıyla kıyaslamaz, öğrencinin kendisini kendisiyle kıyaslamasına yardımcı olur.
Gücünün bilincinde olan öğretmen öğrencisine "Senin öğrenme potansiyeline,
başarabileceğine güveniyorum," mesajını verir.
"Öğretmen sınıfa girince karşısında sadece "öğrenci" görüyorsa öğrencilerinin adını öğrenmekle ilgilenmez. Dolayısıyla bu öğretmenin öğrencilerinin kendilerini değerli hissetmeleri zordur. Öğretmen, öğrencisinin ismini öğrenip onu ismiyle çağırınca öğrenci kendini değerli hisseder. Artık o, diğer öğrencilerden herhangi biri değil, kendidir."