Dünyazede

Dünyazede
@ilaydaasgr
Balıklar uçuyor, kuşlar yüzüyor. Gökyüzü yeşil…
Coğrafya
Ankara Üniversitesi
36 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
@ilaydaasgr·
·
sabitlendi
MODERN KÖLE OLMAK İSTER MİYDİN? - İLAYDA SAĞIR
Cümlelerime klasik başlangıçlar yapmak yerine gerçeklerle cümlelerime başlamak istiyorum. Tekdüze yaşamak denilince neler gelir akla önce, hiç düşündük mü? Herkesin aynı olması, aynı ve aynı olmak… Bu kadar özgünlüğü ve özgürlüğü savunurken hiçbirimizin özgün olamadığı ve hatta düşüncelerimizin de kontrol edemiyor olmamız. Ne kadar da acı öyle değil mi? Her birimiz bu kadar savunucu yaklaşımlarda bulunurken, kontrol ediliyoruz… Gerçekten de robotlaşıyor muyuz? Kendimizi bilemez hale gelmiş olduk, hala uyuyan bilinçaltımızı uyandırmak yerine, popüler kültürle kaybolan zihinlerimizi bulup karşımıza alıp yüzleşemiyoruz. Neden mi? Hemen anlatayım; bunda elbette teknolojinin her geçen gün durmadan gelişmesi örneğin bir ay önce çıkan X marka telefonun iki üç ay içinde bir üst model telefon üretip satışa çıkarması gibi ve çılgınca tüketimin olması fazlasıyla etkili. Biz insanlar bu hıza yetişelim derken benliğimizi unutup, yaşam tarzlarımızı aynılaştırıyor ve birbirimizden bir farkımız kalmıyor. Ünlü markaları kovalamalarımız, hayatımız bir gün sona ermeyecekmiş gibi harcamalar yapıyor olmamız hiç bitmiyor, gittikçe doyumsuz toplumlar ortaya çıkıyor. Ünlü markaların ürettikleri saatler, telefonlar, kıyafetler ve dahası. Tekdüze düşünce ve yaşam tarzını benimsemek gerçekten yaşamak istediğimiz hayat mı? Sorgulamayı unutturan popüler kültüre daha ne kadar bağlı kalacağız? Ne zaman kendimizi bilmek isteyeceğiz? Çağdaşlaşmak adı altında modern kölelik olduğunun farkına varabilecek miyiz? Evet Sevgili Okur, ne yazık ki ‘’Yeni Dünya’’ diye diye insanlığın son demlerini yaşıyoruz. İç dünyamızın yok edilmesi, kapitalist düzen, koyun gibi güdülmek, popüler kültürün baskısı gerçekten fıtratımıza aykırı değil mi? Neydi insan? Bir bardak mı ya da bir inek mi? Bardak ve inek
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anlamanın, duvarlarını aşamadığım dönemdeyim.
Alıntı
Bir “Nasılsın?” Kadar (İS)
Bir kelimenin kalbe değdiği, bir sessizliğin kaderi değiştirdiği anlar vardır… Bazen kelimeler değil, suskunluklar konuşur. Söylemek istersin ama kelimeler ağır gelir; yüreğinde bir yumru, dudaklarında bir kilit olur. “Her şey yolunda,” dersin, oysa yolun kendisi çoktan seni kaybetmiştir. Güneş doğmuş gibi görünür ama içinde bir gece başlar. Etrafındaki dost halkası bir zamanlar sıcaktı; şimdi soğuk bir sessizlikle seyrelmiş. Sen kalabalığın ortasında yalnız, sessizliğin içinde gürültülüsündür. Ve tam o an… Bir ses, bir selâm, bir “Nasılsın?” kadar küçük ama bir dua kadar derin bir şefkat beklersin. Zira bazen insanın kalbini onaran şey bir mucize değil, sadece o iki kelimedir. Bir “Nasılsın?”, karanlıktan sızan bir ışık gibi, susuz toprağa düşen bir damla gibi gelir. Hayat bazen insanla alay edercesine sınar. Düşerken gülümsetir, gülerken ağlatır. Sanki fısıldar: “Nasıl düştüysen, öyle doğrulmayı da bileceksiniz.” Oysa her düşüş, her yara, insanın kendiyle yeniden tanıştığı vaziyettir. Kimi zaman öyle bir noktaya gelirsin ki, kendi ömrüne zar atar misali kararlar alırsın; her şeyi kaybetmeyi göze alır ama yine de umudun ipini bırakmazsın elinden. Kalbinin sükûn bulmadığı, aklının susmadığı o anlarda anlarsın ki; her seçim, her sabır, kendi kaderini dokuduğun birer ilmektir. Kur’ân-ı Kerîm’de, İsrâ Sûresi 13. âyette Yüce Rabbimiz buyurur: “Biz her insanın kaderini, kendi çabasına bağlı kıldık.” Bu âyet, geceyle gündüz kadar net bir hakikati fısıldar: Ne için gayret edersen, hangi niyetle yürürsen, sonun o adımın rengini taşır. Kader belki elinde değil, ama mürekkebi senin gayretindir. Kimi, sabrı secde bilip sessizce güçlenir;
Alıntı
“Çiçek öldükten sonra su vermek neye yarar…”
Alıntı
Her şeyi bileceğim, her şeyi bilmeliyim buhranı… Eksik kalmama telaşı, öğrenemediklerimin gölgesi, kaçırdıklarımın yükü. Zaman elimizden kayıp giderken, biz hâlâ yarım kalmış hayatlarımızdan keyif almayı öğrenmeye çalışıyoruz. Belki de mesele tam da bu: eksikliklerimizle, kaçırdıklarımızla, yarım kalmışlıklarımızla yaşamayı bilmek. -İlayda SAĞIR
Alıntı