“Dert sahibi olmak negatif. Üzülmek, ağlamak, gözyaşı negatif. Olmaması gereken bir şey, kusur hatta. Bu ölümü unutmaya çok benzeyen bir şey, unutunca sanki bir şey olacak, bir şey kazanacak gibi. İnsan kalitesinden kaybediyor, değerinden kaybediyor; aslında ikisi de hakikat, hayatımızın tam merkezinde ve hayatım ta kendisi esasen. Bundan mahrum kalınca şuur olarak, tefekkür olarak, suni bir hayat, robota benzeyen, bedeni tatminlerle yetinen daha da dikkat eder bakarsak aslında nefsine aşık olan insanın hüzünlü hikayesi bu…”