Her insanın hayatı farklıdır. Kimisi maddi geliri yeterli olan bir ailede dünyaya gelirken, kimisi de maddi yetersizliği olan bir ailede dünyaya gelir. Hepimiz için fırsatlar eşit olmaz ancak fırsat kapılarını fark edersek işte o zaman hem umutsuzluktan hem de kariyer planlaması yaparken duyulan endişeden biraz da olsa kurtulmuş oluruz.
Önemli olan kendimizin farkına varabilmek ve her konuda kendimize şans veriyor olmak. Tıpkı bir arı gibi her çiçekten polen toplarcasına; yeni deneyimlere açık olup, kendimizin yeteneklerini, becerilerini, birikimlerini, ilgi alanlarını, hangi alanda şansının olduğunu öğrenme cesareti gösterirsek yaşamımız bize başarı kapılarını sonuna kadar açacaktır.
Farklı pencerelerden bakabilmeyi, şu soruya verilen cevaplarla görebiliriz:
-Dünya nedir?
+Dünya, güneş sistemindeki dört karasal gezegen arasında en büyüğüdür, biyosfer katmanında canlı yaşamı olan tek gök cismidir ve kutuplardan hafifçe basık, ekvatordan şişkin kendisine has bir şekle sahiptir. Bu şekil Geoit olarak isimlendirilir.
+Dünya, dağları, bayırları, ovaları, denizleri, nehirleri, yeşili, mavisi, kırmızısı, turuncusu olan uçsuz bucaksız sonu olmayan hem mutluluğun hem de üzüntülerin olduğu yerdir.
Dünya ile ilgili her iki açıklamada kendine hastır. Biri coğrafi (bilimsel) diğeri ise öznel farklı iki yorum.
İnsan görebildiği, araştırıp, okuduğu kadar yorumlayabilir ve farkına varabilir. Kendimizin farkına varabilmek için de önce kendimizi okuyabilmeliyiz. Kariyer hedefleri kendini okumakla başlar.
İnsan bazen kendi fabrika ayarlarıyla oynayarak farklı deneyimler edinmekten kaçınmamalı, aksine deneyimlerle kendisini geliştirebileceğine inanmalı.
Hayatımız içerisinde bulunduğumuz iş ve ortam içerisinde karşımıza çıkabilecek ihtimallere karşılık şu sorulara da yer vermeyi