Sahiplenmek ile sahip çıkmak arasında hayati bir fark vardır.
Sahiplenmek haddini aşmaktır. Kendini bir şey zannetmektir. Kendinde bir varlık vehmetmektir. Şeyh Galib’i görmemiş olmaktır.
“Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümânındır.”
Sahip çıkmak ise, dert edinmek, düzelmesi için gayret etmek daha güzel olması için ailenin, devletin, insanın, eşinin, dostunun, meselenin üstüne gitmek “bana ne, bana ne lazım, adam sende!” dememek, demek. Sahip çıkmak = adamlık, sahiplenmek = hıyanet…
Çünkü sahiplenince lehül mülkü ile karşı karşıya geliyorsun.