İlayda

Çocukların büyüttüğü bir çocuktur yalnızlık; geceleri yastık altlarında büyür, ikindileri okul bahçesinde paydos ziliyle, masallarda bir de, köşelerden fırlayan otomobillerle ansızın. Ev içi kavgalarıyla kapı aralıklarında, sessizce. Bir top yuvarlandıkça ya da... Bir yanı yaşlansa da hep çocuk kalır yalnızlık, hep bir kalır.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Reklam
Ben sensizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde.
Anlardım ki, insan bir başkasındaki kendini okur; ve okunanlar yalnızlıktır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır.
Erken çizilmiş karikatürlerimizdir babalar bizim; onları tamamlaya tamamlaya çocuklarımızla tamamlanmaya koşullanırız. Elimizden minicik bir el eksilse, yanağımızdan küçücük bir ağız düşse ya da kulak mememizde asılı duran ve zamanı örtündükçe inatla sesimize benzeyen o ses sessizliğe dönüşse; telaşlanırız hemen. Ellerimizi yitiririz birdenbire, yokturlar; yanaklarımız tozlu bir ülkedir unutulmuş masallarda bir gökyüzü sürekli kuşsuzluğa doğurur kendini ve eşyalar aslında birer boşluk olduklarını anımsarlar ansızın sonra boşluk taşar boşluk kelimesinden, taşar. Artık ne yapsak yapmıyoruzdur, ne yıksak yıkmıyoruz. Babalar ki, yalnızlığın en uzun tarihidir içlerinden gelip geçtiğimiz.
Reklam