Bir felaket bekleniyordu. Ne de tatlıdır felaket beklemek. Çok gülündü mü başa bir iş gelecek diye endişe etmek ne serin, ne leziz bir korkudur. Çünkü insan, neşeli bir pikniğin dönüşünde mahallede yangın görmeyi sever; bir yandan evsiz kalan komşuları paylaşmaya uğraşırken içten içe başına gelmediğine sevinir öbür yandan. Kendi başına gelmeyen felaket ne güzeldir. Can çekişen birini izlerken insan yaşadığı korkunç üzüntüyü büyütür büyüttükçe, ölenin kendisi olmadığından duyduğu sevinç görünmesin diye. Başkasının helaki, hayatta olmaya kıymet katar, anlatılacak ömürlük bir tecrübe katar, şükür katar.
Ölenlerin bir gün dönecekleri bir yere gittiklerini ama geride bıraktıklarına kırgınlıkları geçmediği için bir türlü dönmeye yanaşmadıklarını sanırdım.
Sayfa 17 - Can Yayınları, Çağdaş Eserler, Öykü·Kitabı okudu
Her ayrılık konuşması kasten adam öldürmektir. Mekanı ve zamanlamayı cinayet işleyecekmişsin gibi belirlersin. Hedef aynıdır, yakalanmadan, arkanda kanıt bırakmadan, sorguya suale bırakmadan karşındakini temizlemek.
Cinayet aletin de kahrolası dilin.
Sayfa 118 - Can Yayınları, Çağdaş, Öykü·Kitabı okudu