Kendimi arıyorum uzunca bir süredir.
Bir caddenin ortasında kendime yetişmeye çalışıyorum.
Bir deniz kenarında...
Hayır, deniz kenarındaki incir ağacının altında,
sabah saat on sularında
ağlıyorum doyasıya.
Kendimi arıyorum ağladığım her sokakta.
Gerçek benliğim şaha kalkmış,
ideal olanı arıyorum gözyaşlarımla.
Bir varış noktası eşiğinde
ağlıyorum kabullerime ve izahı olmayan gerçeklerime.
Mizah bir savunma zihnimde.
Oysa içim acıyor her gülüşte.
Kendimi arıyorum bir kitabın satırlarında,
belki bir insanda.
İnanıyorum asıl olana
ve hâlâ arıyorum gelmeyeni.
Bu bir iç savaş mı, sanmam.
Çünkü mecalim yok kargaşaya.
Gülünç olan ise; aradığım karşımda.
Barış eli uzatmalıyım ona.
Aradığım beni aramıyordu ama
bekliyormuş aynada, sokakta, deniz kenarında.
Savaş hali değildi sanki,
barış da sağlanmıyordu karşı tarafla.